Son Haberler


More

Posted on : 18 Kasım 2014 Salı [0] comments Label: ,

Uzmanlardan triclosan maddesiyle ilgili 'kanser' uyarısı

by : NetWork Grup
Sabun, deterjan, şampuan ve diş macunu gibi kimyasal malzemelerin içinde bulunan Tricloasan'ın laborotuvar farelerinde karaciğer kanserini tetiklediği ortaya çıktı. 

The Independent gazetesi anti-bakteriyellerde kullanılan Triclosan maddesinin, insan sağlığı için ne kadar güvenli olduğunun tartışıldığına dikkat çekti.

The Independent, biliminsanlarının, anti- bakteriyellerde kullanılan Triclosan’ın kanser ve karaciğer rahatsızlıklarını tetiklediğini ortaya koyan bir araştırmasına yer verdi. Fareler üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları hakkında bilgi veren California Üniversitesi’nden Prof. Robert Tukey, geniş kullanım alanı olan Triclosan maddesinin karaciğer toksinlenmesi üzerinde büyük risk oluşturduğunu ifade etti. Triclosan’ın, kanı temizleyen protein hücrelerine zarar vererek, karaciğere etki ettiği, bu etkiyi en aza indirmek için karaciğerin fazla hücre yapımına gitmesinin ise kanseri tetiklediği ifade edildi.

"YETERLİ DELİL YOK"

Triclosan’ın etkileri konusundaki yoğun endişeler ABD’de bu ürünün denetimini yapan US Food and Drug Administration’ı (ABD Gıda ve İlaç İdaresi) ürünün etkileri konusunda bir araştırma yapmak üzere harekete geçirdi. FDA yetkilileri, yapılan araştırmalar sonunda Triclosan’ın kullanımı konusunda herhangi bir değişikliğe gidilmesi için gerekli delilerin olmadığı açıklamasında bulundu.

Bununla birlikte California Üniversitesi’nden Prof. Bruce Hammock, son bulguların tüketicilere verilen bilgileri değiştireceğini ve bu konuda tüketicilerin daha da bilinçlendirileceğini ifade etti.

Posted on : [0] comments Label: ,

Peçesini açan gelini beğenmeyince...

by : NetWork Grup
Suudi Arabistan’da düğünden hemen sonra peçesini açan gelini çirkin bulan ve eşini orada boşayan damat tepki topladı.

Söz konusu çiftin Medine’de gerçekleştirilen düğünden önce birbirlerini hiç görmediği ve gelinin peçesini ilk kez düğünden sonra fotoğraf çektirmek için çıkardığı açıklandı.

Suudi Arabistan’ın Okaz gazetesinde yayımlanan habere göre; damat, evlendiği kadını görünce, “Kusura bakma ama sen benim evlenmek istediğim kadın değilsin, hayal ettiğim gibi görünmüyorsun, seni boşuyorum” dedi.

Bu sözlerin ardından gelinin ağlamaya başlayıp bayıldığı bildirildi. Düğündeki konukların damadı boşanma kararından vazgeçmeleri için ikna etmeye çalıştığı ancak bu konuda başarılı olamadığı da belirtildi.

Yaşananlar Twitter’da büyük tepki toplarken birçok Suudi Arabistanlı sosyal medya kullanıcısı damadı kınadı ve onu “sorumluluklarının arkasında durmamakla ve bir kadını aşağılamakla” suçladı.
by : NetWork Grup

Türkiye’nin global markası Beko, yeni bir başlangıç yaparak tekrar yola çıkıyor ve değişimin heyecanını yaşıyor. Bu heyecanı Beko ile birlikte yaşaman için seni de Değişim Heyecanı’na davet ediyor! Sen de Beko’nun değişim heyecanın bir parçası ol, bu büyük heyecanı Beko ile yaşa!

Beko, ilk çamaşır makinesini ürettiğinde tek bir vizyonu vardı: Herkesin hayatını kolaylaştıracak teknolojiler üretmek. Bu hedefe ulaşmak için değişimin gücüne ve sürekli gelişime inanan Beko 2014’ü milat kabul ederek yeni logosuyla yepyeni bir başlangıç yapıyor ve değişim heyecanını yaşıyor. Bu heyecanı birlikte yaşamak için de herkesi degisimheyecani.com’a davet ediyor.

Bu heyecanı yaşamak isteyen kullanıcılar, değişim heyecanını yaşadıkları anları #değişimheyecanı hashtag’i ile Twitter, Instagram ya da Vine’da paylaşıyor. Hatta dilerlerse Facebook albümlerden ya da bilgisayarlarındaki bir içeriği de degisimheyecani.com’a yükleyebiliyor. Paylaşılan içerikler degisimheyecani.com’da bir araya getirilerek değişim heyecanı büyütülüyor.

Bu heyecana ortak olan kullanıcılar degisimheyecani.com’a üye olurlarsa, Beko’dan sürpriz ödüller kazanıyor ve değişim heyecanını evlerinin her köşesinde yaşama şansı yakalıyor.

Beko, hayatın içindeki değişimi yaşayan herkesi degisimheyecani.com’a davet ediyor.

Posted on : [0] comments Label: ,

Sağlıklı Yaşamın Anahtarı

by : NetWork Grup
Probiyotik nedir? Probiyotikler, vücudumuzda çok sayıda bulunan ve sağlığımızı olumlu yönden etkileyen canlı mikroorganizmalardır. Her insanda doğumla birlikte bağırsaklardaki yerleşik hayatlarına başlayan probiyotikler ek gıda şeklinde de alınabilir. Bu yararlı mikroorganizmalar, vücudumuzu yerleşerek zararlı mikroorganizmalarla mücadele ederler.

Probiyotik eksikliğinde neler gözlenir?
Probiyotikler, hava kirliliği, günlük hayatın yarattığı olumsuz etkiler, kötü beslenme alışkanlığı gibi sebeplerle zamanla azalabilirler. Probiyotik sayısının azalması, ishal, kabızlık, şişkinlik, karın ağrısı, ürogenital enfeksiyonlar, atopik dermatit gibi alerjik durumlarla kendini gösterebilir.

Probiyotiklerin kullanım alanları nelerdir?
Probiyotikler yalnızca sindirim sistemimizle ilgili değildir. Aynı zamanda solunum yolları ile ilgili rahatsızlıklarda, idrar ve üreme yolu enfeksiyonlarında, besin alerjilerinin engellenmesinde bağışıklık ve sindirim sistemini düzenlenmeye yardımcı olur. Probiyotikler bu etkileriyle sağlık alanında son zamanların en çok değer verilen yaklaşımlar haline gelmişlerdir. Herhangi bir yan etkilerinin olmayışıyla uzmanların hastalarına güvenle önerebildikleri takviyelerdir.

Probiyotikler tek başlarına yeterli midir?
Dışarıdan takviye şeklinde alınan probiyotiklerin vücudumuzda yaşayabilmeleri için öncelikle sindirim yolunu herhangi bir dış etkiye maruz kalmadan, sayıca azalmaya uğramadan geçebilmesi gerekmektedir. Sağlıklı bir şekilde bağırsaklara ulaştığında ise yaşamını devam ettirebilmesi için uygun besinlerle beslenebilmesi gerekmektedir. Bu nedenle dışarıdan alınan probiyotik içeren takviyeler çok iyi bir koruma sistemi ile beraber probiyotiğin besini olan prebiyotikleri içermelidir. Prebiyotik ve probiyotikler fizyolojik fonksiyonel besinler grubunda incelenmektedir. Prebiyotik bir besin bileşenidir. Prebiyotikler bağırsaklarda normal olarak bulunan bakterileri “besleyerek” sağlıklı olma durumunu devam ettirilebilirler. Bir besin bileşeninin prebiyotik olarak nitelenebilmesi için mide ve pankreas enzimlerine dirençli olması, fermente olarak seçici bir biçimde bir veya daha çok türden bakterinin çoğalması koşulu aranmaktadır. Prebiyotiklerin bağırsaklarda fermentasyonu kalsiyum gibi minerallerin emilimini kolaylaştırır.

Her probiyotik her sorun için kullanılabilir mi?
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, optimum etki için uygun probiyotikler ve kombinasyonları kullanılmalıdır. Her probiyotiğin kendine özgü destek sağladığı noktalar vardır, doğru yerde ve etkin şekilde kullanıldıklarında en yüksek verim alınabilmektedir. Nasıl ki her hastalık için farklı ilaçlar mevcutsa, farklı problemler için probiyotik kullanımına da aynı şekilde yaklaşılmalıdır. Unutmamalı ki hiçbir probiyotik veya probiyotik kombinasyonu, tek başına problemlerin hepsini çözemez, düzenlemeye yardımcı olamaz.

Bu nedenle “farklı problemlere farklı probiyotikler” konseptli özelleşmiş probiyotik kombinasyonları gıda takviyesi olarak önerilmektedir.
Posted on : 13 Kasım 2014 Perşembe [0] comments Label: ,

RTÜK uzmanı 'Biri alt dudak, diğeri üst dudak emdi'

by : NetWork Grup
RTÜK uzmanı, ATV’de yayınlanan “Kara Para Aşk” dizisiyle ile ilgili ilginç bir rapor hazırladı. 

Filmdeki öpüşme sahnesini ayrıntılarıyla anlatan uzman, dizide Amerikalı gençler arasında yaygın olan lip-o-suction yöntemiyle öpüşüldüğünü, bunun da edebe aykırı olduğunu vurguladı.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

DETAYLI ÖPÜŞME STİLİ
“Günümüzde pek çok dizi ve sinema filminde öpüşme sahnelerine yer verilmektedir. Amerikalı profesör William Cane ‘The Art of Kissing- Öpüşme Sanatı’ isimli bir kitap yazmış ve bu kitabında 25 çeşit öpüşme olduğunu belirterek, bunları ayrıntılı olarak anlatmıştır. Bu 25 çeşit içinde ise favorisinin ‘lip-o-suction’ metodu olarak adlandırdığı ve Amerikalı gençler arasında moda olan bir stil olduğunu belirtiyor. ‘Lip-o-suction modelinde çiftlerden biri diğerinin alt dudağını emerken diğeri onun üst dudağını emiyor’ diye açıklıyor profesör Cane. Burada izleyiciye izlettirilen ve aslında ekranlarda görmeye pek de alışık olmadığımız öpüşme sahnesinde bu öpüşme stili gösterilmiş.

EDEBE AYKIRI
Sözcüklerde genel olarak müstehcen kavramı için ‘açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız’ şeklinde tanımlar verilmektedir ki burada kastedilen cinsel adaba aykırılıktır. Erotizm kavramı ile ise aşktan ziyade çıplaklık ve çıplaklığın ön saflarında gelen öpüşme ve koklaşma ile başlayan cinsel ilişkiye geçişin davranış ritüelleri kastedilmektedir. Burada izleyici, öpüşmenin bir iki adım ötesine, erotizme geçen ve uzun uzadıya gösterilen bir öpüşme sahnesi yer almaktadır.

Yukarıda bahsettiğimiz şekilde öpüşme sahnesinin uzun uzadıya ve öpüşmEyi aşan niteliklerle ve çekim teknikleriyle ön plana çıkarılarak verilmesinin dizinin akışına ve senaryoya nasıl bir katkı vereceği tartışılmalıdır. Ayrıca gündüz tekrar yayını ile aile bireylerinin çocuklarıyla beraber televizyon karşısında olabilecekleri bir zaman diliminde yayınlanmasının farklı etkileri olabileceğinin yayıncı kuruluş tarafından değerlendirilmesi ve çocuklara zararlı olabilecek içeriğin ayıklanması gereklidir. Yayının ‘çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyeceği saatte yayınlanamaz’ ilkesine aykırı olduğu değerlendirilmektedir.”

by : NetWork Grup
1000 odalı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın yanına 250 odalı Cumhurbaşkanlığı Konutu yapılacağı iddia edildi. 

Bu iddiaya yanıt veren Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Metin Kıratlı, Beştepe'de yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili "Gerek yapılmış ve bitmiş olan inşaat gerekse devam etmekte olan inşaatımızla ilgili tüm yasal süreç tamamlanmıştır. Usulüne uygun olarak yapılmıştır. Binamıza ilişkin inşaat iznini teşkil eden ruhsatımız, ayrıca 8 Ekim 2014 tarihli yapı kullanma izin belgemiz mevcuttur. Dolayısıyla idari açıdan herhangi bir şekilde bir sıkıntı söz konusu değildir" dedi.

Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisine 1000 odalı olarak inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı'yla ilgili tartışmalara şimdi de ‘Cumhurbaşkanlığı konutu' iddiası eklendi. Dün basın toplantısı yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi, konutun 7 bin metrekare olduğunu ve 250 odası bulunduğunu ileri sürdü.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, yapılacak Cumhurbaşkanlığı konutunun 7000 metrekareyi bulacağını ve 250 odalı olacağını Candan, "Bir odayı 20 metrekareden hesaplarsak kendisine 250 odalı bir konut yaptırıyor. Maliye Bakanlığı konut maliyetini de açıklamalı. 4000 kişilik yaptırılan caminin mimarisi ise kopya" dedi.

CUMHURBAŞKANLIĞI: YASAL SÜREÇ TAMAMLANDI
İddialarla ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Metin Kıratlı, Beştepe'de yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili "Gerek yapılmış ve bitmiş olan inşaat gerekse devam etmekte olan inşaatımızla ilgili tüm yasal süreç tamamlanmıştır. Usulüne uygun olarak yapılmıştır" ifadelerini kullandı.

Kıratlı, Beştepe'de yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayının kaçak olduğuna ilişkin iddialarla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Son günlerde kamuoyunda Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili tartışmalar yapıldığını hatırlatan Kıratlı, "İnşaatımızın, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'mızın kaçak bir inşaat olduğu hakkında bir takım yargı kararları bulunduğu yönünde iddialar var. Bu iddialar tamamıyla gerçek dışı iddialar. Binamıza ilişkin inşaat iznini teşkil eden ruhsatımız, ayrıca 8 Ekim 2014 tarihli yapı kullanma izin belgemiz mevcuttur. Dolayısıyla idari açıdan herhangi bir şekilde bir sıkıntı söz konusu değildir" diye konuştu.

Konuyla ilgili idari yargı mercilerine açılmış bazı davalar olduğunu hatırlatan Kıratlı, davaların temelde iki dosyada toplanabileceğini söyledi.

Kıratlı, davalardan birinin Türkiye Mimar ve Mühendis Odalarına bağlı bir kısım odalar tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Başbakanlık aleyhine açıldığını hatırlattı.

Metin Kıratlı, Ankara 11. İdare Mahkemesi'ndeki bu davada, mülkiyeti Atatürk Orman Çitfliği müdürlüğüne ait 2100 ada 16 parsel ve yine mülkiyeti Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü ile Ankara Büyükşehir Belediyesine ait 13 bin 585 ada, 12 parsel sayılı 2 taşınmazın doğal ve tarihi sit alanı statüsünün değiştirilmesine ilişkin Ankara Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun kararlarının iptaline ilişkin olduğunu kaydetti.

Posted on : 12 Kasım 2014 Çarşamba [0] comments Label: ,

Tehlikenin farkına varmadı

by : NetWork Grup
Avustralya’nın Sydney kenti limanının açıklarında bir kanocu hayatının en zor ve unutulmaz anlarını yaşadı.

Sakin ve dalgasız denizde gezinen kanocu, bir anda su yüzeyine çıkan dev balinayı karşısında bulunca dondu kaldı.

Avustralyalı kanocunun, biraz daha yakın olması halinde suyun dibini boylamasına neden olacak şey, her yıl Güney Avustralya eyaletinin kıyılarına göç etmek için yaklaşık 25 bin kilometre mesafe kat eden 36 tonluk bir kambur balinaydı.


1950 ve 60’lı yıllarda aşırı avlanma yüzünden soylarının tükenme tehlikesiyle karşılaşan kambur balinalar, 1966’da yürürlüğe giren avlanma yasağıyla günümüze kadar gelebildiler. Bugünkü sayılarının ise 80 bin civarında olduğu düşünülüyor.

Dev kambur balinalar sadece yaz aylarında besleniyor ve doğum yapmak için kış aylarında tropikal sulara göç ediyor.

Posted on : [0] comments Label: ,

Ani Ölümlerin Çoğu Kalpten

by : NetWork Grup
Sporcularda genç yaşta görülen ani ölümler şaşırtıyor! Herkesin aklına şu soru takılıyor; beslenmelerine dikkat eden, spor yapan bu genç insanlar nasıl oluyor da aniden hayatlarını kaydedebiliyorlar? 

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu, ani kalp ölümlerinin çok defa fibrilasyon denilen kalp ritmi bozukluğu ile meydana geldiğini belirtiyor.  En sık görülen nedenin ise, koroner arterlerdeki doğumsal anomaliler olduğunu söylüyor.

Genç ve sporcu bir insanın aniden hayatını kaybetmesi, herkesi şaşırtsa da, ani ölüm olarak tanımlanan bu duruma, sık rastlanıyor. Her yıl yaklaşık 100 bin kişiden birinin ani kalp nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Prof. Tayyar Sarıoğlu, “Bilinen kalp damar rahatsızlığı olanlarda ise bu oran 7–8 kat daha fazla görülüyor. Bu risk özellikle önceden kalp krizi geçirmiş olan, kalp kasılmasında yetersizlik bulunan veya daha önceden ciddi ritim düzensizlikleri atlatmış olan hastalarda daha belirgin bir şekilde, artıyor” diyor. Prof. Sarıoğlu, otuz yaşın üzerindeki bireylerde aterosklerozun, koroner arter tıkanmasına bağlı olarak gelişen kardiyak nedenli ani ölümlerin birincil nedeni olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor:

“Ateroskleroz, koroner kalp damarlarında yağlanma ve kireçlenmeyle tıkanıklıklara yol açarak enfarktüs ve ani kalp durmasına neden olmaktadır. Daha nadir de olsa koroner arter spazmının ani ölümlere neden olduğu bilinmektedir.”

Sporcuların Kalbi Dikkatle İncelenmeli

Sporcularda ani kalp ölümüne yol açan hastalıklar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu, otuz yaşın altında ve sporcularda görülen ani ölümlerin en sık karşılaşılan nedenini,  koroner (ana) arterlerdeki (damarlar) doğumsal anomaliler olarak açıklıyor. Koroner arter anomalileri içinde en ciddi risk ise, koroner arterlerin, kalpten çıkan iki büyük damar (aorta ve pulmoner arter) arasından geçtiği durum olarak nitelendiriliyor. Bu kişilerde egzersiz sırasında koroner arterlerin anatomik dağılım anomalisi nedeni ile büyük damarlar arasında sıkışması, kalpte beslenme bozukluğuna ve ani ölümlere yol açabiliyor.  Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu, ani kalp ölümüne neden olan diğer hastalıkları şöyle sıralıyor:

- Sporcularda ani ölümlere neden olan kalp hastalıklarının başında kalp kası kalınlaşması ve ana atardamar (aort) çıkışındaki darlıklar geliyor.
- Öldürücü ritim bozuklukları ile birlikte olan sağ kalp karıncığının hastalığı da ani ölüme neden olan hastalıklardan biri.

Sporcu sağlığı testlerinde, kalbe bağlı ve ölüme neden olabilecek sebeplerin, aile hikayesi ve fizik muayeneden başlayarak bazı inceleme yöntemleri ile araştırılması büyük önem taşıyor. Bu nedenle Efor testi, O2 tüketim ölçümleri yapılarak sporcunun efor kapasitesi değerlendiriliyor. Ekokardiyografi, EBT ve Multislice Tomografi ile kalbin ve koroner arterlerin anatomik yapısını ve risk teşkil eden anomalileri önceden tespit etmek mümkün olabiliyor.

Sporcuların Kalbi Büyüyor ya da Kalınlaşıyor

Her insanın aile öyküsü, fiziki durumu, taşıdığı riskler, kalbinin efor kapasitesi farklı olduğundan hangi sporun kime uygun olduğunun da doğru bir şekilde tespit edilmesi gerekiyor. Çünkü yapılan sporun tipine göre değişen oranlarda olmak üzere kalpte büyüme ve kalınlaşma gelişebiliyor. Ancak bu değişimin ani ölümle ilişkisi olmadığını ve sporun bırakılmasından sonra 6 ay gibi kısa bir sürede büyük ölçüde gerilediğini söyleyen Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu, yapılan spora göre kalpte neler olabileceğini şöyle ifade ediyor:

- Eğer daha çok koşu, yüzme, bisiklet gibi dayanıklılık egzersizleri yapılırsa kalpte büyüme ön planda, kalınlaşma daha az oluyor.
- Halter, güreş gibi daha çok kısa ve yoğun kas gücü gerektiren egzersizler yapılırsa kalp kasında daha çok kalınlaşma, daha az büyüme karşımıza çıkıyor.
- Bizim sporcu kalbi diye tanımladığımız durum bu yapısal değişikliklerle birlikte bazı ritim değişikliklerini de içeriyor.

Sporcu Muayenesinde Kalp Sağlığı İçin Neler Yapılmalı?

- En başta detaylı olarak hem kişisel hem de aile öyküsünün alınması gerekir. Çünkü aileden gelen pek çok özellik, o kişide henüz bir bulgu olmasa da bize önemli bazı kalp hastalıkları hakkında bilgi verir.
- Bu bilgiler alındıktan sonra, muayene ve elektrokardiyografinin incelenmesini takiben gerekirse ekokardiyografi (kalp ultrasonu) incelemesi yapılır.
- Bu incelemelerde bir takım anormallikler saptanırsa daha ileri ritim incelemeleri ve kardiyak MR gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur.
- Sporcuların yılda bir kez, kalp kontrolleri mutlaka yapılmalıdır. Böyle bir değerlendirme ile sporculardaki kalbe bağlı ani ölümlerin büyük kısmı önlenir.

Ani Ölümlerin Başka Nedeni Var mı?

Otuz yaşın üzerindeki bireylerde ateroskleroz, koroner arter tıkanmasına bağlı olarak gelişen kardiyak nedenli ani ölümlerin birincil nedeni olarak değerlendiriliyor. Ateroskleroz, koroner kalp damarlarında yağlanma ve kireçlenmeyle tıkanıklıklara yol açarak enfarktüs ve ani kalp durmasına neden oluyor. Daha nadir de olsa koroner arter spazmının ani ölümlere neden olduğu biliniyor. Ani ölümlere neden olan diğer durumları şöyle sıralamak mümkün:

- Aşırı sıcak, aşırı nemli bir ortam ya da çok soğuk bir havada spor yapmak önceden herhangi bir problem yoksa bile ani ölümlere yol açabiliyor.
- Sporcularda ishal, kusma nedeniyle aşırı sıvı kaybedildiği, vücuttaki elektrolit dengesinin bozulduğu durumlarda da ağır fiziksel aktivite yapılırsa yine ciddi problemler yaşanabiliyor.
- Bir diğer sebep sporcuların kullandığı doping maddeleridir.
- Aşırı alkol alımı, bazı psikiyatrik ilaçlar, bağımlılık yapan bazı uyuşturucuların kullanımı da ağır fiziksel aktivite sırasında ciddi sorunların yaşanmasına sebep olabiliyor.


RSS