Ã?nizleme

18 Nisan 2019 Perşembe

Geçen yıl 61 bin 235 kitap yayımlandı

Geçen yıl 61 bin 235 kitap yayımlandı

2018 yılında 67 bin 135 materyalin Uluslararası Standart Kitap Numarası aldığı tespit edilirken, bu rakamın 2017 yılına oranla yüzde 11,3 arttığı tespit edildi. Sadece yayımlanan kitap sayısı ise 61 bin 235 olarak kayıtlara geçti.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, 2018 yılında Uluslararası Standart Kitap Numarasına sahip olan veri detaylarını inceledi. Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, 2018 yılında 67 bin 135 materyalin Uluslararası Standart Kitap Numarası aldığı tespit edildi.

Bu rakam 2017 yılına oranla yüzde 11,3 artış gösterirken, geçen yıl yayımlanan kitap sayısı ise 61 bin 235 olarak kayıtlara geçti. Yayıncılar tarafından çıkartılan diğer materyaller ise; 5 bin 177 web tabanlı elektronik kitap ve 28 konuşan kitap şeklinde belirlendi. Materyaller türüne göre değerlendirildiğinde ise geçen yıl en çok eğitim alanında kitabın yayımlandığı kaydedildi.

ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Geçtiğimiz yıl kitaplarla alakalı basına 147 bin 465 haber yansırken, kütüphanelerin cep telefonuna taşınması ile ilgili haberlerin büyük yankı uyandırdığı görüldü.

Sosyal Medya, Satın Alma Alışkanlıklarını Değiştiriyor

Sosyal Medya, Satın Alma Alışkanlıklarını Değiştiriyor

Gelişen teknolojilerle dönüşen yeni dünyada sosyal medya da oldukça önemli bir paya sahip. We are social ve Hootsuit’in Şubat ayında sosyal medya istatistiklerini paylaştığı “Digital 2019 in Turkey” adlı raporunda her yıl artan sosyal medya kullanıcı sayıları dikkat çekiyor. 

Rapora göre; Türkiye’de 59,36 milyon internet kullanıcısı var ve bunların 52 milyonu aktif sosyal medya kullanıcısı, sosyal medyayı mobil cihazında kullananların sayısı ise 44 milyon olarak açıklanıyor. En aktif sosyal medya platformu Youtube onu Instagram ve Facebook takip ediyor. Twitter, Snapchat ve Linkedin de kullanıcılar tarafından tercih edilen diğer sosyal medya ortamları olarak sıralanıyor. 2019 yılının Şubat ayında hesaplanan verilere göre Türkiye’de 43 milyon Facebook, 33 milyon Instagram ve 9 milyon Twitter kullanıcısı bulunuyor.

Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere sosyal medya pek çok alanda köklü davranış değişikliklerine neden oluyor ve müşterilerin satın alma alışkanlıklarında da büyük bir etki yaratıyor. Bu nedenle pek çok şirket ve bireysel satıcı pazarlama ve iletişim kanalı olarak sosyal medyayı tercih ederken ürünlerini de bu platformlar üzerinden satmaya hızla adapte olarak sosyal ticaret sisteminin gelişmesine ve giderek yayılmasını ön ayak oluyor. Bireylerin sosyal medya üzerinde link aracılığıyla ödeme almasını sağlayan inovatif ödeme şirketi Paymes, bireylerin satış yapmak için neden sosyal medyayı tercih ettiklerini açıklıyor.

Potansiyel müşterilere sosyal medya platformlarında ulaşmak satış oranlarını artırıyor

Paymes’e göre sosyal medya satış kanallarını genişletmek için ideal ve daha fazla potansiyel müşteriye sahip. Yukarıda da bahsedildiği gibi her yıl sosyal medya kullanıcı katlanarak artıyor ve insanlar artık sayfalar arasında kaybolmadan ihtiyaç duydukları her şeye halihazırda kullandıkları uygulamalar üzerinden erişmek istiyorlar. Paymes’in yaptığı araştırmalar müşterilerin; giyim, takı tasarımı, el yapımı oyuncak, yaşam koçluğu, ayakkabı, butik kurabiye, düğün organizasyonu, düğün aksesuar tasarımları, deri aksesuarlar ve dijital ürün/yazılım gibi hizmetleri/ürünleri sosyal medya üzerinden bireysel satış yapan üreticilerden aldığını gösteriyor. Potansiyel müşterilere sosyal medya platformlarında ulaşan satıcılar ise satış oranlarını artırıyor

Sosyal medyanın önemli satış kozu: Etkileşim

Paymes yetkilileri satışları artırmanın olmazsa olmaz şartı olan müşteriyle etkileşimin sosyal medyanın en önemli satış kozlarından biri olduğunu vurguluyor. Bu platformların sunduğu doğrudan son kullanıcıya ulaşma ve geribildirim alabilme/verebilme gibi avantajlar alışveriş sırasında müşterinin satıcılara olan güvenini artırıyor. Bu platformlarda satış süreçlerinin kilit noktalarından biri olan güven ilişkisi doğru kurulduğunda müşterilerle sürekli bir iletişim sağlanıyor. Ve bu bir noktadan sonra müşteri sadakatine dönüşerek satıcılar için önemli bir iş potansiyeli ortaya çıkarıyor. Sosyal medyanın bireysel satıcılara sunduğu bir diğer avantaj ise yeni ürünlerinin henüz satışa sunmadan haberini duyurulabilmeleri. Satıcılar böylece yeni ürünlerini hemen almak isteyen müşterilerini yormadan, onları web sitesine yönlendirmeden bulundukları platformdan alışveriş yapmalarını sağlayabiliyor. Bu da yeni dijital dünyanın beraberinde getirdiği hız beklentisini kolayca karşılıyor ve müşteri memnuniyetini yükselterek potansiyel müşteri oranını artırıyor.

Sosyal medya hedef kitleye daha kısa sürede ulaşmayı ve kolayca pazar testleri yapılmasını sağlıyor. Böylece müşterilerin ilgisi kolayca ölçülebiliyor. Bunun yanı sıra sosyal ticaretin yoğunlaştığı Instagram gibi kanallar yurt dışı pazarlara daha kolay bir erişim sağlıyor. Sadece ürün görselleri ve doğru anahtar kelimeleri kullanarak farklı ülkelere online satış yapılarak ihracatın bir parçası olunabiliyor.

Sosyal medyanın lider ödeme şirketi Paymes, dünyanın farklı yerlerinde, sosyal medya kanalları üzerinden online satış yapmak isteyen kullanıcılara linkle ödeme platformu/yöntemi ile destek sağlıyor. Kendi ürünlerini sosyal medya hesabından satan kullanıcılar Paymes ile üye olmadan, ek kurulum ücreti ödemeden 4 basit adımda ürün satış linki oluşturabiliyor ve bunun müşterileriyle Facebook Messenger, Instagram, Letgo, Telegram ve Twitter gibi platformlardan paylaşarak hızlıca ödeme alabiliyor. Uzun ödeme formlarla uğraşmadan sadece birkaç basit bilgiyle ödeme işlemini sağlayan müşteriler hızlı bir kullanıcı deneyimi yaşıyorlar.

Pornografik şantaj tehlikesine aman dikkat!

Pornografik şantaj tehlikesine aman dikkat!

Antivirüs yazılım kuruluşu ESET, özellikle cinsel içerikli videolar izleyen kişilerden para koparmak üzere tasarlanmış sahte e-posta mesajlarına karşı bilgisayar kullanıcılarını uyarıyor. Mesajlarda siber saldırgan, kurbanı pornografik içeriği izlerken web kamerası yoluyla kaydettiğini iddia ederek para talep ediyor. ESET, sözkonusu mesajların Türkçe dahil en az 7 dilde hazırlandığını tespit etti.

Küresel bilgi güvenliği kuruluşu ESET, kurbanları e-posta üzerinden ödeme yapmaları yönünde tehdit eden uluslararası bir dolandırıcılık vakası tespit etti. ESET Güvenlik Uzmanı Ondrej Kubovic’in verdiği bilgiye göre “Siber saldırganlar, yaklaşık 0.43-0.45 Bitcoin; yani 2 bin dolar gibi bir para talep ediyor.”

Kubovic, “Kurbanın e-postayı açtıktan sonraki 48 saat içinde ödeme yapması isteniyor. Aksi takdirde siber suçlu, söz konusu videoyu ele geçirdiği cihazda iletişim bilgileri yer alan tüm kişilere görüntüleri göndermekle tehdit ediyor” dedi.

Sextortion

Bu tür dolandırıcılık vakaları ‘sextortion’ olarak tanımlanıyor. ESET tarafından tespit edilen önceki sextortion dolandırıcılık dalgalarında bu e-postaların çoğunlukla İngilizce olduğu görülmüştü. Ancak son saldırı dalgasında aralarında Avustralya, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Rusya ve Türkiye’nin de bulunduğu yeni hedeflere odaklanan yerel versiyonlar dikkat çekiyor.

Aslında böyle bir videoya sahip değiller

ESET’in tespitlerine göre saldırganlar aslında kurbana ait böyle bir videoya sahip değiller. Benzer e-posta dolandırıcılıkları yeni şeyler değil ve yıllardır meydana geliyor. ESET, antispam teknolojisi sayesinde kullanıcılarını buna benzer tehditlerden koruyor. Sextortion, saldırganın kurbana ait gerçek fotoğrafları ya da sahte bir hesap üzerinden gerçekleştirilmiş samimi bir konuşmasını ele geçirdiği durumlarda da gerçekleşebilir.

Kendi posta adresinden gelmiş gibi görünüyor

Mevcut dolandırıcılığı öncekilerden farklı kılan şey, sosyal mühendislik kullanılarak cihazlarında porno içerik izleyen kullanıcıların hedeflenmesi. E-postalar herkese gönderiliyor ve porno içerik izleyen kullanıcıların bu aldatmacaya kanarak yanıt vermesi bekleniyor. Hatta önceki versiyonlardan bazıları, dolandırıcılığa yönelik e-postanın ‘kurbanın kendi e-posta adresinden’ gelmiş gibi görünmesini sağladı ve bu da saldırganın cihazı hacklediğine ilişkin iddialarını destekledi.

Bu dolandırıcılığın daha eski bir versiyonunda ise, saldırgan kurbanın şifresini bildiğini iddia etti ve buna kanıt olarak şifreyi e-posta gövdesinde paylaştı. Bu durumda saldırgan, muhtemelen milyarlarca gerçek oturum açma bilgileri içeren büyük veri sızıntılarının bazılarından bu verileri elde etti. Eğer kullanıcı kendisine gönderilen şifreyi gerçekten kullandıysa, acele ederek ödeme yapmaya karar verebilir.

Hassas bir konuyu faydaya dönüştürmeye çalışıyorlar

Dolandırıcılık, pornografinin hassas bir konu olması nedeniyle etkili oluyor. Çoğu kullanıcı, pornografik içeriğe sahip sayfaları gizlice ziyaret ediyor. Doğal olarak aile, yakın çevre veya iş arkadaşlarının bu ziyaretlerden haberdar olması, oldukça rahat edici bir hal alacaktır.

Aceleci davranmayın

ESET Güvenlik Uzmanı Ondrej Kubovic, "Posta kutunuzda böyle bir e-posta bulursanız, aceleci davranmaktan kaçının. Her şeyden önce, dolandırıcılığa cevap vermeyin, eklentileri indirmeyin, gömülü bağlantıları tıklamayın ve kesinlikle saldırganlara para göndermeyin. Saldırgan gerçek parolanızı listelerse, parolanızı değiştirmenizi ve belirtilen platformda iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmenizi öneririm. Gerçekten de birçok durumda saldırganlar aslında giriş bilgilerini test ederek en azından mesajlarını yaymak için ele geçirilen hesabı kullanır. Ayrıca, cihazınızı zararlı yazılımları ve web kamerasının izinsiz kullanımı gibi diğer sorunları algılayabilen güvenilir güvenlik yazılımlarıyla koruyun. ESET güvenlik yazılımları ‘Web Kamerası Koruması’ özelliyle kullanıcıları bu tür sızıntılara karşı korur” diye konuştu.

Konuyla ilgili şu ESET Blog makalelerini okuyabilirsiniz:

https://www.eset.com/tr/blog/ne-yaptigini-gordum-gordum-mu/
https://www.eset.com/tr/blog/hala-ne-yaptigini-gormedim/

17 Nisan 2019 Çarşamba

Rusların tatil rotası değişmiyor

Rusların tatil rotası değişmiyor

Rus turistlerin en çok tercih ettiği ülkeler açıklanırken, son 2 yıldır en çok Türkiye’yi ziyaret ettikleri görüldü.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, Rus turistlerin en çok tercih ettiği ülkeleri konu alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Turstat verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Rus turistlerin 2017 ve 2018 yılında en çok Türkiye’yi ziyaret ettiği görüldü. Ziyaretçi sayısı da yıllar içinde artarak devam ederken, Rus turistlerin geçen yıl 2017 yılına göre yüzde 26,5 oranında artış gösterdiği saptandı.

Rus turistlerin en çok ziyaret ettiği diğer ülkeler ise; Abhazya, Finlandiya, Kazakistan, Ukrayna, Çin ve Estonya olarak saptandı. Bu ülkeler son iki yıldır hiçbir değişiklik göstermezken, sadece 2018 yılında Türkiye’ye gelen Rus turist sayısının 5,7 milyon kişi olduğu kaydedildi.

PRNet ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2018 yılı içerisinde turizm başlığı altında 344 bin 310 haberin yansıma bulduğu tespit edilirken, bu rakamın 2017 yılında 235 bin 605 olduğu gözlendi.

16 Nisan 2019 Salı

Türkiye en çok şekerli içecek tüketen ülkeler arasında

Türkiye en çok şekerli içecek tüketen ülkeler arasında

2018 yılı verilerine göre küresel yıllık meşrubat tüketimi kişi başına ortalama 91,1 litre olarak görülürken, Türkiye’nin şekerli içecekler tüketme listesinin başlarında olduğu görüldü.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, dünyadaki şekerli içecek tüketimine yönelik yapılan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Euromonitor International verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, küresel yıllık meşrubat tüketimi kişi başına ortalama 91,1 litre olarak görüldü. Bu rakamın yıllar içinde arttığı saptanırken, 2013 yılındaki meşrubat tüketiminin kişi başına ortalama 84,1 litre olduğu saptandı.

Dünyadaki en fazla şekerli içecek tüketen ülkeler de açıklanırken, Türkiye’nin yıllık kişi başına 160,6 litre ile en fazla şekerli içecek tüketen ülkeler arasında yer aldığı gözlendi. Bununla birlikte en fazla şekerli içecek tüketiminin Çin’de olduğu kaydedilirken, yıllık kişi başına tüketim miktarının 410,7 litre olduğu tespit edildi. Böylelikle Çin’deki kişi başına meşrubat tüketiminin günde bir litreden fazla olması dikkatlerden kaçmadı. Çin’i takip eden ülkeler ise sırasıyla, ABD, İspanya, Suudi Arabistan, Arjantin, Nijerya, Japonya, İngiltere, Türkiye ve Brezilya oldu.

ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında, konu ile ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2018 yılından bugüne kadar içecek tüketimi ile alakalı 38 bin 762 haber çıkışı tespit edilirken, şekerli içeceklerin yarattığı diyabet, kanser gibi sağlıksal problemlerinin de medyada en çok konuşulan haberler arasında yer aldığı görüldü.


15 Nisan 2019 Pazartesi

Erkekler evde en çok alışverişe zaman ayırıyor

Erkekler evde en çok alışverişe zaman ayırıyor

Türkiye’deki erkeklerin ev işlerinde en çok neye zaman harcadığı belli olurken, alışverişe zaman ayıran erkeklerin oranı yüzde 25 olarak belirlendi.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, erkeklerin evde nelere zaman harcadığına yönelik yapılan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, alışverişe zaman ayıran erkeklerin oranı yüzde 25 olarak belirlendi.

Bahçe ve hayvan bakımına zaman ayıran erkeklerin oranı ise yüzde 18 olarak görülürken, çocuk bakımı ve gıda yönetimine zaman ayıran erkeklerin oranı yüzde 17 olarak saptandı. Bunun dışında erkeklerin zaman ayırdığı diğer işlerin arasında hane bakımı, inşaat/tamirat ve yetişkin aile ferdine yardım olduğu gözlendi.

PRNet ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen yazılı basın incelemesinde, bu yıl içerisinde alışveriş alışkanlıklarıyla alakalı 34 bin 198 haber yansıması tespit edilirken ev işleriyle alakalı bin 698 haber çıkışının olduğu görüldü.

14 Nisan 2019 Pazar

Edebi Zaafımız: Kızarmış Patates

Edebi Zaafımız: Kızarmış Patates

Kızarmış gıdalar sağlığımızı tehdit ediyor ama biz yemeye devam ediyoruz!

Harvard Üniversitesi Epidemiyoloji ve Beslenme Profesörlerinden Eric Rimm, kızarmış patatese savaş ilan edip "bir öğünde en fazla altı adet kızarmış patates yememiz gerektiğini" söyleyince ortalık savaş alalına döndü: Kimi profesörle dalga geçerken kimi de kendisini "Amerikan tarzı beslenme düşmanı" ilan etti. Harvard T.H. Chan Kamu Sağlığı Okulu'nda öğretim görevlisi olan profesörün makalesi New York Times'da yayınlanınca Diyetisyen Emre Uzun "Eric Rimm ne demek istiyor? Sizce 6 adet patates derken ciddi olabilir mi?" sorusunu yanıtlıyor.

Emre Uzun; "Kızarmış yiyecekler Amerikan halkının en büyük zaaflarından biri... Hele yağda kızarmış yiyecekler... Yaşam şekilleri, beslenme alışkanlıkları, sofra gelenekleri bunu emrediyor ama artık bundan 100 yıl öncesinde yaşamıyoruz ve bunu kabullenmek istemiyorlar" diyor. O zaman Profesör Eric Rimm sadece 6 adet kızarmış patates demekte haklı mı?" , "Haklı" diyor ve açıklamaya başlıyor:

Patatesi tanıyor muyuz?

"Patates, tek başına bile yüksek kalorili bir gıda... Bir de bunu yağda kızartıp yediğinizi düşünün... Bir kere patatesi kızarttığınızda iki olumsuzluğa zemin hazırlarsınız: Hem kendinizi susuz bırakırsınız, hem yağda kızarttığınız için kalorisini yükseltirsiniz hem de içindeki vitamin ve mineralleri kızartarak ortadan kaldırırsınız. Patates besin olarak sağlıklıdır; püresini, ezmesini, salatasını miktar ve porsiyon dahilinde tüketebilirsiniz ama kızarttığınızda iş değişiyor; o masum yumru sebze canavarlaşıyor" diyor. Diyetisyen Emre Uzun konuyu bir örnekle açıklıyor.

"Örnek o kadar çok ki... Mesela patateste doğal olarak C Vitamini vardır. Ama siz patatesi kızarttığınız anda bu C vitamini ortadan kaybolur" diyor ve ekliyor: "Bu kadarla kalsa iyi... Restorana gidip ama hamburgerinizin yanında ama yediğiniz menünün bir parçası olarak tabağınıza patates kızartması koyuyorlar. İşte size soru: O patates hangi yağda kızartıldı, biliyor musunuz? Ya hidrojene edilmiş ve son derece sağlıksız yağlarda kızartıldıysa?"

Orta boy bir patates besin kalorisi olarak yaklaşık 1 dilim (25g) ekmeğe eşdeğerdir, tabi pişirme yöntemi kaloriyi belirlemede çok önemli. Örneğin 1 porsiyon (80g) kızarmış patates yaklaşık 250-270 kaloridir. Kızartma işleminde besinsel faydalı vitaminleri de kaybetmektedir.

Bunun yerine glisemik indeksi de düşürmek ve kan şekerini dengede tutmak için haşlanmış orta boy patatesi yoğurt ile tüketebilir, yaklaşık 140-150 kkal ile öğününüzü tamamlayabilirsiniz.

Glisemik indeksi düşürmek için patatesi haşlayıp ,1 gün buzdolabında dinlendirdikten sonra da tüketebilirsiniz. Böylelikle kan şekerinde ani yükselmeleri engellemiş olursunuz.

Bunun dışında patatesin suyu da yine kan şekerini dengelemede, reflü ve idrar yollarında taş oluşum riskini önlemede yardımcıdır.

Patates B6,A,C, K ve E vitaminleri içermektedir, bunun yanında folatlar açısından da zenginidir. Tam bir potasyum deposu olan patates aynı zamanda kalsiyum, demir, magnezyum, demir, bakır manganez içermektedir. Lif açısından zengindir ve kabızlığa karşı etkili ve kolon kanserine karşı koruyucudur.

Kızartmayla donatılan sofralar

Çare nedir peki, hiç kızartma yememek mi? Emre Uzun "Çok iyi olurdu ama biz de tıpkı Amerikalılar gibi yağda kızartılarak pişirilmiş yemekleri seviyoruz. Yapmamız gereken az yemek, haftada 1-2 kereyi geçmemek ve evimizde hazırlamak ama bunu yapamıyorsak sağlıklı kızartıldığından emin olduğumuz restoranları tercih etmek" diyor ve kızartılmış besinlerdeki tehlikeye bir kez daha dikkat çekiyor: "Dünyanın her köşesinde yağda kızartılmış yiyecekler karşınıza çıkar. Çünkü hem masrafsız hem de hızlı bir yiyecek hazırlama yöntemidir ama sağlıksızdır. Trans yağ kullanılabilir, hidrojene yağ kullanılabilir... Kızartılan bu yiyecekler o kızartma tenceresinden olağanüstü ve sağlıksız bir kaloriyi üstlenmiş olarak çıkabilir. Bu kalori de sizi özellikle kalp ve damar hastalıklarına doğru sürükleyebilir" diyor.

Eric Rimm'e "6 adet patates konusunda hak verdiğini" de tekrarlıyor: "Bazen sofraya hangi yemeği servis ettiğimizi unutuyoruz; bir bakıyoruz ki sebzeden ete, salatadan tatlıya her şey kızartılmış malzemeyle hazırlanmış. Bu bünye üzerinde yıpratıcı ve sağlıksız bir etkiye sahiptir. Kızarmış yiyeceklerin zararlarıyla başa çıkmak zordur. Evet, kızartmalar lezzetli ama sağlığınız damak zevkinizden önce gelmelidir!"

Türklerin derdi kemerli burun

Türklerin derdi kemerli burun

Dış görünüş insanın psikolojisini ve sosyal yaşantısını fazlasıyla etkiliyor. Sosyal medyanın da etkisiyle estetik operasyonların sayısı hızla artıyor. 

Türkiye'de insanların en çok kemerli burundan şikâyetçi olduğunu söyleyen İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir'den Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Harun Çöloğlu burun estetiği ile ilgili yeni gelişmeleri anlattı, "Ameliyat şakaya gelmez doktorunuzu iyi seçin, içinize sinmediyse vazgeçin" dedi.

Görüntüsünden memnun olmayan birçok kişi artık estetik yaptırıyor. Güzelleşmek günümüzde lüks değil bir ihtiyaç haline geldi. Çünkü kişi kendini beğendikçe psikolojik olarak rahatlıyor, özgüveni yerine geliyor ve sosyal ilişkilerini daha rahat kurabiliyor. Hatta kalbi boş olanlar bu sayede mutluluğu bulabiliyor! Türkiye başta burun estetiği olmak üzere en sık estetik yaptıran ülkeler arasında geliyor. Durum böyle olunca para kazanmak uğruna insanları sağlığından eden merkezler de çoğalıyor. Peki, estetiğe karar verdiysek ilk adımımız ne olmalı? İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir Estetik ve Pastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Harun Çöloğlu, önemli bilgiler verdi.

KAFANIZDA SORU İŞARETİ KALMASIN

Dünyada en çok burun estetiği yapılan ülkelerin başında Türkiye var. Bu nedenle en deneyimli ve başarılı burun estetiği cerrahların sayısı diğer ülkelere göre daha fazla… Ülkemizde burun estetiği için en sık başvuru nedeni burun sırtı kemeridir. Daha sonra burun ucu düşüklüğü ve üçüncü sırada eğrilik geliyor. Burun estetiğine karar verdiğinizde doğru cerrahı seçmeniz çok önemli! Burun ameliyatı konusunda deneyimli mi, son gelişmeleri takip ediyor mu, akademik olarak donanımlı mı? Tecrübeli bir doktor, hastanın yüzüne baktığında o yüzde nasıl bir burnun daha iyi görüneceğine karar verebilir. İdeal burnun yüze göre belirlenmiş oranları olsa da, öncesinde simülasyonla ameliyat sonrası sahip olacağınız burnu görmeniz doktorunuzla ameliyat öncesi anlaşmanızı kolaylaştırır. Daha sonra yaşayabileceğiniz kötü sürprizleri önler. Doktorunuzdan önceden ameliyat ettiği hastaların resimlerini de talep etmelisiniz. Eğer aklınızda küçük bir soru işareti bile oluşursa ameliyattan vazgeçin. Çünkü hiç ameliyat olmamış bir burundan güzel bir sonuç elde etmek, kötü yapılmış bir burunu düzeltmekten çok daha kolaydır.

72 YAŞINDA ESTETİK YAPTIRANLAR DA VAR

18 yaş üstü psikolojik olarak sağlam olan her insana burun estetiği yapılabilir. Birçok ilginç vakam oldu. Ancak iki hastam güzel yüz imajının herkes için ne kadar önemli olduğunu vurgular cinstendi. Bunlardan biri görme engelli, diğeri 72 yaşında burun estetiği isteğiyle başvuran hastalarımdı. Konuşunca ve muayene edince aslında çok haklı sebepleri olduğunu gördüm ve ameliyatları yapmayı kabul ettim. Sonuç da çok güzel oldu.

SABAH HASTANEDE, AKŞAM EVDESİNİZ

Rinoplasti kelime anlamı 'buruna şekil verme'dir. Burun estetiği anlamına da gelir. Sabah ameliyat ettiğimiz hastayı akşam evine yürüyerek gönderebiliyoruz. Ama hasta gitmek istemezse bir gece misafir ediyoruz. Ameliyattan çıktığında hemen burnundan nefes almaya başlayabiliyor. Ameliyattan sonra 2-3 günde iç silikon tamponları alıyoruz (söylenildiği kadar ağrılı değil). Yaklaşık 7-8 gün küçük bir burun sırtı koruyucu ve ödemi önleyici splint takılı oluyor. 10. günde burunda hiçbir şey kalmıyor. Eğer burun yumuşak dokularına az zarar verilmişse (koruyucu rinoplasti) morluk yok denecek kadar az oluyor. Hasta iş yaşamına ve sosyal hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Aynı zamanda burun içinde nefes almayı zorlaştıran eğrilik ve burun eti büyümesi varsa, bu problemler de düzeltiliyor. Hatta çoğu hasta nefes almamı düzelttirmek istiyorum, anestezi almışken estetik de olmak istiyorum diye geliyor.