Ã?nizleme

20 Eylül 2018 Perşembe

Çin’in yeni yatırım üssü: Türkiye

Çin’in yeni yatırım üssü: Türkiye

Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin yoğunlaştığı bu günlerde Çin’den birçok sektörden firma Türkiye’ye yatırımlarını da yoğunlaştırıyor. Düzenlenen çeşitli toplantılarda Türkiye’nin yatırım imkanları Çinli firmalara tanıtılıyor.

Türkiye ve Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin yoğunlaştığı bu dönemde ilişkileri beslemek adına çeşitli etkinlik ve fuarlar düzenleniyor. Bu programlardan biri de kısa bir süre önce Beşiktaş Shangri La Otel’de gerçekleşti. Organizasyona Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEiK) davetlisi olarak Çin’in Hubei eyaletinden 49 firma katıldı. Organizasyonun gerçekleşmesinde önemli payı bulunan Türk - Çin Kültür Derneği ve Ligarba Turizm’in yönetim kurulu başkanı İrfan Karslı Çin’in Türkiye yatırımları konusunda açıklamalarda bulundu.

Çin’in yeni yatırım üssü: Türkiye

Çin’in birçok sektörde ülkemize yatırımlar gerçekleştirdiğini dile getiren İrfan Karslı son yıllarda Çin’den ülkemize gelen devlet ve özel kurumların sayısında ciddi bir artış olduğunu belirtti. Karslı, özellikle enerji sektöründe büyük yatırımlar gerçekleştiğini bunun iki ülke arasında ilişkileri güçlendirdiğini vurgulayarak her geçen yıl Çin’den daha çok yatırımın yapılmasının gelecek için de ümit verici olduğunu belirtti.

Yeni ipek yolu

Çin son yıllarda “Kuşak ve Yol” adı verilen yeni ipek yolu ile yatıp kalkıyor. 4 Trilyon dolarlık dev proje olan yeni ipek yolu Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin de merkezini teşkil ediyor. Bu projenin deniz yolu ayağı için Kumport limanının büyük hissesi Çinliler tarafından satın alındı. Ayrıca proje kapsamındaki hızlı tren yolunun orta koridoru da Türkiye’den geçiyor. Bunun gibi fırsatların iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten İrfan Karslı, Çin yatırımlarını Türkiye’ye çekmek için daha çok ve etkin tanıtımlar yapılması gerektiğini de söyledi. Karslı ayrıca ülkemizde hizmete giren Bank of China ve ICBC bankalarının da iki ülke ticaretinde batı bağımlılığını kırmakta olduğunu dile getirdi.

Yatırım hukuku zemini güçlenmeli

Kısa süre içinde İstanbul Üniversitesi ve Türk Çin Kültür Derneği iş birliği ile düzenlenecek olan “Kuşak ve Yol Çerçevesinde Türkiye ve Çin Arasında Yabancı Yatırımların Hukuki Rejimi" konulu bir sempozyum düzenleneceğini belirten Karslı, bunun gibi programlarla Türkiye’nin Çin yatırımlarının önünü açması gerektiğini söyledi. Konusunda uzman akademisyenlerin de iki ülke yöneticilerinin konuya dikkat çekerek büyük katkılar sunabileceğini dile getirdi. Sempozyuma İstanbul Üniversitesi Hukuk ve İktisat fakülteleri öğretim üyeleri ile Çin’den de 3 üniversiteden de akademisyenler katılacak.

China Southern Havayolu tekrar Türkiye uçuşlarına başlıyor

Son aylarda iki ülke arasındaki olumlu hava dünyanın en büyük hava yolu şirketlerinden biri olan China Southern Havayolları’nın da tekrar ülkemize uçuşlarının başlayacağını belirten İrfan Karslı, hem turizm hem de ticaret açısından önemli bir dönüm noktasına gelindiğini bu ivmenin artarak devam etmesini umduklarını ifade etti.

19 Eylül 2018 Çarşamba

34 beden için değil, güçlü damarlar için

34 beden için değil, güçlü damarlar için

Hareket etmenin, egzersiz ve spor yapmanın damar sağlığı için de önemli olduğunu belirten uzmanlar, "34 beden ya da üçgen vücutlu olmak için değil, çeperleri daralmamış ve güçlü damarlarınız olsun diye egzersiz yapın" uyarısında bulunuyor.

10 Mayıs, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Sağlık için Hareket Et Günü" olarak belirlendi. Bu özel günde bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin yararları konusunda toplum bilincini oluşturmak, iyi uygulamalara dikkat çekmek ve fiziksel aktivitenin yararlarını savunmak hedefleniyor. Ayrıca yaşamın her alanında ve her yerde (okul, ev, işyeri) toplum genelinde fiziksel aktiviteye katılımı arttırmak, sağlıklı davranışları ve yaşam tarzlarını teşvik etmek amaçlanıyor.

Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Defne Kaya, sadece yaşam tarzında yapılacak bazı değişikliklerle sağlıklı bir insan olunabileceğini söyledi.

Kötü alışkanlıklar sağlığı tehdit ediyor

Sağlığımızı korumak ya da geliştirmek için sağlıksız yaşam alışkanlıklarından uzak durmak gerektiğini belirten Doç. Dr. Defne Kaya,"Nedir bu alışkanlıklar: Sigara kullanmak, az ve yetersiz uyku, aşırı stres, çok fazla televizyon izlemek, hareketsiz bir yaşam (gün içinde uzun süreler sabit bir şekilde oturmak), dengesiz ve kalitesiz beslenme, spordan ya da egzersizden uzak yaşam sürmek" diye konuştu.

Zayıf bireylerin damarları da sağlıksız olabilir

Sağlıksız yaşam alışkanlıklarımızın sonucu olarak vücut yağ oranımızın arttığını belirten Doç. Dr. Defne Kaya, damar sağlığının önemine işaret ederek şunları söyledi:

"Özellikle büyük tehlike ise, iç organlarımızın etrafını saran ve damarlarımızın içinde plaklar oluşturan istenmeyen yağ miktarındaki artışlardır. Bu durumun, her zaman, zayıf ya da kilolu görünmemizle doğrudan bir ilişkisi olmayabilir. Zayıf bireylerin de, eğer sağlıksız yaşam alışkanlıklarına sahiplerse, iç organlarının etrafı istenmeyen yağ kütlesiyle çevrili ya da damarlarının içi plaklarla kaplı olabilir.

İstenmeyen yağlar, kan dolaşımını bozuyor

Damarlarımız, vücudumuzun otoyolları gibidir. Tüm hücrelerimize temiz kanı ve dolayısıyla da oksijeni götürür, kirli kanı da toplayarak geri getirir. Vücudumuzdaki istenmeyen yağlar, iç organlarımızın etrafını sardığında damarların üzerine baskı uygulayarak dolaşımımızı bozmaya başlar. İç organlarımıza giden oksijen ve diğer temiz kanla taşınan gerekli maddelerin iletimindeki sorun, ilerleyerek diğer sistemlerimizi de etkilemeye başlar. Kaslarımıza, kemiklerimize, beynimize daha az kan daha az oksijen taşınmaya başlar. Peki damarlarımızın içindeki yağlar? Kan damarlarımızın içinde farklı miktarlarda da olsa, yağ vardır.Ama burada tehlike oluşturan durum, kan damarlarımızın içindeki yağ miktarındaki artıştır.

Felce yol açabilir

Ateroskleroz (damar sertleşmesi) dediğimiz durumun mikroskobik olarak ilk belirtisi damar içinde ince yağ çizgilerinin oluşmasıdır. Bu yağ çizgileri ilerleyerek damar içinde plaklar oluşturmaya başlar. Bu plaklar, damar içinin daralmasına yol açar. O damar nereye gidiyorsa, o bölgeye daha az kan gitmeye başlar. Bazen de, o plaklardan parça koparak kana karışır (pıhtı atar) ve geçemeyeceği darlıkta bir yere kadar ilerler. En son bir damarı tıkar. Beyni ya da kalbi besleyen ana damarlardan birisi etkilendiğinde de inme dediğimiz felçle olay sonuçlanıyor."

İstenmeyen yağlardan kurtulmak gerekiyor

"Dışarıdan bakıldığında nasıl göründüğümüz elbette çok önemli" diyenDoç. Dr. Defne Kaya, "Özellikle de kendi bedenimizden mutlu olmamız önemli ama içeriden bakıldığında da, dışarıdaki kadar fit ve sağlıklı görünmeliyiz. Eskiden 20-40 yaş arasında sağlık için vücut yağ oranının erkekler için %2-5, kadınlarda %10-13 olması vurgulanıyorken, günümüzde bu oran erkekler için %8-19, kadınlar için ise %21-33 olarak kabul ediliyor" dedi.

Egzersiz reçetesi çizilmeli

Doç. Dr. Defne Kaya, kilo vermek ve yağ yakmak için hem aerobik (kalp atım hızınızın arttığı) hem de kas kuvvetlendirme (ağırlık ile yapılan) egzersizi yapılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Yeterli ve sağlığınızı geliştirici egzersiz reçetesi için iki önemli belirteç vardır:

1) Kalp-akciğer sisteminizin değerlendirilip hangi kalp atım hızında yağ yakmaya başladığınız

2) Kas kuvvetiniz değerlendirilerek kaslarınıza ne kadar yüklenirsek yağ yakmaya destek oluruz sorularına yanıt bulunmalı. Bu nedenle de iyi bir değerlendirme size temel ve etkin egzersiz reçetesi çizilmeli.

Hangi kalp atım hızında yağ yakıyoruz?

En çok bilinen yöntem 220'den yaşımızı çıkarıyoruz. Elde edilen sayı bize maksimum kalp hızımızı veriyor. Bu üst seviye kalp hızının ya %60 ya %70 ya da %80'ini hesaplıyor ve ortaya çıkan değere ulaşana kadar kalbimize yükleniyoruz. Günümüzde, bu formül yerini KPET denilen ve her bir birey için en gerçekçi sonucu hesaplayan yöntemlere bırakmıştır. Eski formül ya da KPET ile hesaplanmış kalp hızınıza yönelik aerobik egzersiz reçeteniz fizyoterapistiniz tarafından çizilebilir.

Günümüzde, eskiden olduğu gibi aerobik egzersizlere başlanıp 30- 40 dakikadan sonra yağ yakma süresine geçilmesini beklemiyoruz. Kalp atım hızını sürekli değiştirdiğimiz Yüksek Yoğunluklu Aralıklı (HIIT) egzersizler kullanılıyor. Dinamik germeyi içeren ısınmayı takiben, farklı egzersizler ve soğumayı içeren bu program 7 dakikadan az olmamak şartıyla 20-25 dakika sürmektedir.

Kas kuvvetimizi nasıl artırabiliriz?

Bunun için kas kuvvetinizin hesaplanması esastır. Kas kuvveti, 1 maksimum tekrar yöntemiyle de hesaplanacağı gibi, dünyada kabul gören yöntem izokinetik sistem ile ölçülmesidir. Yarım kilo kas, otururken 6-10 kalori enerji harcar. Kaslarınızın kuvvetini ne kadar arttırırsanız, o kadar kalori harcarsınız. Özellikle uyluğunuzun ön ve arkasındaki büyük kaslar ile gövde kaslarınızın kuvvetini artırdığınızda, vücudunuz oturduğunuzda daha fazla kalori yakacaktır. Vücut ağırlığınızı kullanarak yapacağınız tüm vücut ağırlık antrenmanları daha çok tercih edilmektedir. Renkli direnç bantları, kum torbaları ya da diğer ağırlık ekipmanlarını da kullanabilirsiniz. Fizyoterapistiniz size, vücut yapılarınızı da koruyarak, en sağlıklı ve doğru egzersiz programını çizecektir. Doğru bir tüm vücut kuvvet antrenmanı sonrası 39 saate kadar da hâlâ egzersizin etkisi ile kalori harcamaya devam edersiniz."

Bir haftalık egzersiz programı

Son olarak gelin yağ yakmak için bir haftalık örnek bir program çizelim:

Pazartesi: Tüm vücut kuvvetlendirme egzersizleri

Salı: HIIT çalışması: 30 sn. aktif dinlenme (yürüme veya hafif koşu), 30 sn. yüklenme (7 defadan fazla tekrarlanmalı)

Çarşamba: Tüm vücut kuvvet egzersizleri

Perşembe: HIIT çalışması: 30 sn. aktif dinlenme (yürüme veya hafif koşu), 30 sn. yüklenme (7 defadan fazla tekrarlanmalı)

Cuma: Tüm vücut kuvvetlendirme egzersizleri

Cumartesi ve Pazar: Dinlenme

Beden ölçülerine değil, sağlık ölçütlerine dikkat edin

Doç. Dr. Defne Kaya, tavsiyelerini şöyle sıraladı: "Sağlık için hareket edin… Hem kalbinize hem de kaslarınıza yönelik egzersizlerle uzun yıllar hem dış görünüşünüzü hem de iç görünüşünüzü sağlıklı tutabilirsiniz. Beden ölçülerine değil sağlık ölçütlerine dikkat edin. Kalbiniz, kaslarınız, ruhunuz ve beyninizin sağlığı için hareket edin, egzersiz ve spor yapın, iyi beslenin, gülümseyin ve mutlu olun. Doğru ve sağlığınızı koruyan egzersiz programınız için fizyoterapistinize danışın."

Obezite tedavisinde D vitamini

Obezite tedavisinde D vitamini

D vitamini takviyesi büyüme ve gelişmeye katkı sağlıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kas ve kemik gelişiminde büyük önem taşıyor. D vitamini tüm bu etkilerinin yanı sıra obezite tedavisinde de etkin rol oynuyor. 

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rüştü Serter, 22 Mayıs Dünya Obezite Günü'nde obez bireylerde D vitamini düzeylerinin ideal seviyelerde tutulmasının, obezite tedavisinin daha etkin yapılmasına yardımcı olduğunun altını çiziyor

D vitamini takviyesinin insan sağlığı için faydaları saymakla bitmiyor. Kas ve kemik gelişiminden, çocuklarda büyüme ve gelişmeye, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinden kanser tedavisine insan vücudu için birçok etkiye sahip olan D vitamini obezite tedavisinde de oldukça önem taşıyor.

Sağlık Bakanlığı'nın "Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2017" sonuçlarına göre ülkemizde kadınların yüzde 20,9'una, erkeklerin ise yüzde 13,7'sine obezite tanısı konmuş durumda. Toplamda ise Türkiye'de obezite oranı %17. 22 Mayıs Dünya Obezite Günü'nde obezite tedavisinde D vitamininin önemini açıklayan Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rüştü Serter, "Obezite, vücutta ve dolayısı ile dokularda yağ miktarının aşırı birikmesi ile tanımlanan bir hastalıktır. D vitamini ise yağda eriyen bir vitamin olup daha çok yağ dokularında depolanır. Güneşten ve gıdalardan zaten sınırlı alınan D vitamininin obez bireylerde çok fazla artan yağ dokusunda birikmesi sonucu kanda vitamin düzeyleri düşer. Ayrıca yağlanan karaciğerde D vitamininin aktif hale çevrilmesi azalır ve biyoyararlanım düşer. Obez kişilerdeki düşük güneşlenme eğilimi de D vitamini eksikliğine neden olur. Öte yandan D vitamini, şeker metabolizması üzerine etkili olan insülin hormonunun salındığı beta hücrelerinin korunmasında ve yenilenmesinde aktif rol oynar. D vitamini düşüklüğünde insülinin dokulara etkisi de azalır ve insülin direnci daha kolay gelişir. Obez bireylerde D vitamini düzeylerinin ideal seviyelerde tutulması hem D vitamini eksikliğinin olumsuzluklarını ortadan kaldırır ve hastanın genel durumunu düzeltir hem de obezite tedavisinin daha etkin yapılmasına yardımcı olur." dedi.

D vitamini Obezite Tedavisinde Başarıyı Artırıyor

Prof. Dr. Serter, araştırmalara göre bazı besin ögelerinin vücutta yağlanmayı azaltarak kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olduklarını, bunlardan birisinin de D vitamini olduğunu ifade etti. Obezite tedavisinin en önemli iki ögesinin kalori alımının azaltılması ve egzersiz olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Serter, "Besin alınımının azaltılması ise vitamin eksikliğini artırabilmektedir. Bunların başında da D vitamini eksikliği gelir. Öte yandan sağlıklı egzersiz yapabilmek için yeterli D vitamini düzeylerine ihtiyaç duyulur. D vitamini eksikliğinde kemik, kas ağrıları ve güçsüzlüğü ile beraber genel halsizlik ortaya çıkar. Obezite tedavisinde hastaların kan değerlerine göre vitamin D ilavesi yapılması, zayıflama programının açık havada fiziksel aktiviteyle desteklenmesi tedavi başarısını artırmaktadır." açıklamasını yaptı.

Obezite Tedavisinde Yeterli Düzeyde D vitamini Desteği Şart

Diğer kronik hastalıklarda olduğu gibi obez bireylerde de kanda D vitamini düzeylerinin ideal seviyede tutulması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Rüştü Serter, "Obezite kronik bir hastalık olup D vitamini eksikliği ile seyreder. Tedavi için sürekli D vitamini idame desteği gerekir. Kanda 30 ng/ml'nin altı D yetersizliği olarak kabul edilirken ideal kan düzeylerinin 50-80 ng/ml düzeylerinde olması istenir. D vitamini bilinçsiz kullanıldığında vücutta aşırı birikerek intoksikasyona yol açabilir. Bu sebeple D düzeyleri düşük olan bireylerde uygulanacak olan yüksek doz yükleme tedavisini hastanın özelliklerine göre hekim düzenlemelidir. D vitamini düzeylerinin düşmesini engelleyecek idame dozları ise destek ürünleri ile alınabilir. Obez bireyler günlük 1500-2000 ünite kadar idame D vitamini kullanmalıdır. Son dönemlerde sprey formu gibi kullanımı kolay, katkı maddesi ve BHA içermeyen D3 vitaminleri tercih edilmektedir. "dedi.

İş Adamı Derneği adını "İş İnsanı" olarak değiştirdi

İş Adamı Derneği adını "İş İnsanı" olarak değiştirdi

Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD), tüzük tadil çalışmalarını tamamladı. Derneğin ismi GYİAD markası korunarak “Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği” olarak değiştirildi.

Sivil toplum kuruluşlarında cinsiyet eşitliğine dikkat çekmek ve ayrımcı dil kullanılmasının önüne geçmek için ünvanların “iş İnsanları” olarak değiştirilmesi yönünde bir dönüşümü destekleyen Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD), tüzük tadil çalışmalarının tamamlanmasının ardından GYİAD markasını koruyarak, derneğin ismini ‘Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği’ olarak değiştirdi.

Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Yiğit Savcı, genel kurulda alınan isim değişikliği kararı ile ilgili yaptığı açıklamada: “GYİAD, gerçekleştirdiği proje ve hayata geçirdiği değişimlerle cinsiyet eşitliğine her dönemde vurgu yapan, kamuoyuna örnek olan bir dernektir. Bu doğrultuda, 2006 yılında ilk kadın başkanımızı seçmiştik, bugün de yönetim listemizde kadın ve erkek üye sayımız eşit. Sonuç olarak 32 yıldır faaliyetlerine devam eden derneğimizin genel kurulunda tarihi bir gün yaşadık ve genç iş örgütleri arasında yine çok önemli bir ilke imza attık.” dedi.

İsim değişikliği konusunu ‘Dönüşüm’ projelerinin bir parçası olarak gördüğünü ve üzerinde titizlikle çalıştıklarını belirten Yiğit Savcı, “Göreve başlarken 21. Yüzyılın dinamiklerine ve GYİAD’ın öncü rolüne uygun olarak kadın, dijitalleşme ve sanat başlıklarında ‘Dönüşüm’ üzerine projeler ortaya koyacağımızı söylemiştim. Kobilerin dijitalleşmesi, sanatın dönüştürücü gücünün girişimcilikte kullanılması, “GYİAD Akademi” vasıtasıyla verilen eğitimlerle gençlerimize girişimcilik bakış açısının kazandırılması, iş hayatında kadının yaşadığı sorunlara dikkat çekilmesi ve yönetim kademelerinde daha çok kadının bulunması gibi konular dönüşüm projelerimizin odağını oluşturuyor. Gerçekleştirdiğimiz isim değişikliği ışığında söyleyebilirim ki ülkemizde kadın istihdamının artması için çalışmalarımız devam edecek, hedefimiz 2028 yılına kadar iş dünyasında çalışan kadın ve erkeklerin oranının eşit olması” dedi.

GYİAD hakkında:

Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD), 1986 yılında, genç yönetici ve işadamlarının ihtiyaç ve sorunlarına çözüm üretmek ve onları çeşitli platformlarda temsil etmek amacıyla kurulmuştur. GYİAD, toplum üzerinde genç yönetici ve işadamlarının siyasi ve ekonomik etkisini artırmak için çalışmalar yapan, yaratıcı girişimcilik projelerini destekleyen ve hızla büyüyen, etkili ve öncü bir sivil toplum örgütüdür. GYİAD, sosyal sorumluluk projeleri üretmek, üyeler arası ticari ilişki ve işbirliğinin artırılması yönünde çalışmalar yapmak ve sektörel sorunların çözümüne yönelik projeler geliştirmek üzere faaliyetlerini sürdürmektedir.

Her beş saniyede bir çocuk hayatını kaybediyor

Her beş saniyede bir çocuk hayatını kaybediyor

2017 yılında dünya genelinde her beş saniyede bir çocuk hayatını kaybederken, toplamda 6,3 milyon çocuğun yaşama veda ettiği belirlendi.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, dünya üzerindeki çocukların ölüm sayılarını ve nedenlerini konu alana araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Dünya Bankası’nın ortak verilerinin yanı sıra medya yansımalarından da derlediği bilgilere göre, 2017 yılında dünya genelinde her beş saniyede bir çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi. Böylelikle, geçen yıl 15 yaşın altında 6,3 milyon çocuğun hayata veda ettiği gözlendi. 5 yaşın altında olup, yaşamını yitiren çocuk sayısı ise 5,4 milyon olarak kayıtlara geçti.

MEDYANIN DA GÜNDEMİNDE YER ALDI

ITS Medya ve Ajans Press’in konuyla ilgili gerçekleştirdiği incelemede yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu.2016 yılında çocuk ölümleriyle ilgili 13 bin 62 haber çıkışı belirlenirken, 2017 yılında 13 bin 162 bu yıl içerisinde ise 9 bin 294 haber çıkışı tespit edildi.

Raporda, çocuk ölümlerine sebep olarak da, tedavi edilebilir hastalıklar ve diğer komplikasyonlar açıklama gösterildi. Bu bağlamda tedavi edilebilir hastalıklara örnek verilirken, bunların arasında zatürre, sıtma ve ishalin baş sıralarda yer aldığı saptandı.

Bunun yanı sıra, Afrika ülkelerinde ve Güney Asya’da yeni doğan bebeklerin yaşama ihtimallerinin diğer ülkelere göre 9 kat daha az olduğu anlaşıldı.1990 yılından veri ölen çocuk sayıları incelendiğinde de, ciddi bir azalma yaşandığı görüldü. 1990 yılında sadece önlenebilir hastalıklardan ölen 5 yaş altındaki çocuk sayısı 12,6 milyon olarak kaydedildi. Raporda, çocuk ölüm sayısının önümüzdeki yıllarda da giderek azalacağı öngörüldü.

18 Eylül 2018 Salı

İnsanî gelişmişlikte 64. sıradayız

İnsanî gelişmişlikte 64. sıradayız

189 ülkenin yer aldığı 2018 İnsani Gelişme Endeksine göre Türkiye 64’üncü sırada yer alırken, Norveç’in bu listenin birinci sırasına yerleştiği görüldü.

Medya takip ve raporlama ajansı PRNet, dünya genelinde yapılan insani gelişmişlik raporu verilerini inceledi. PRNet’in Birleşmiş Milletler (BM) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye insani gelişmişlik seviyesinin 64’üncü sırasında yer aldı. Raporda 189 ülke yer alırken, listenin başına yerleşen ülke Norveç olarak belirlendi.

İnsanların en iyi yaşam koşullarına sahip olduğu Norveç’i ikinci sıradan İsviçre, üçüncü sıradan Avustralya, dördüncü sıradan İrlanda, beşinci sıradan ise Almanya takip etti.

GELİŞEN ÜLKE SAYISI ARTTI

PRNet ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu.2018 yılı içerisindeki haber adetleri incelendiğinde, insani gelişme başlığı altında bin 376 haber çıkışı tespit edilirken, bu rakamın bir önceki yıl bin 903 olduğu görüldü. Öte yandan yüksek insani gelişmişlik kategorisindeki ülke sayısının, 8 yıl öncesine oranla artışa geçerek gelişen ülke sayısının 46’dan 59’a çıktığı tespit edildi.

Rapor, birçok insani gelişmişlik göstergesi baz alınarak hazırlanırken; beklenen yaşam süresi, eğitim seviyesi ve kişi başına düşen gelir gibi göstergelerin endeks hesaplaması kullanılarak oluşturuldu. 189 ülkeyi kapsayan raporda, 59 ülke ve bölgenin “yüksek insani gelişmişlik” kategorisinde yer aldığı görüldü. Buna karşın, listenin son sırasında Afrika ülkesi Nijer’in bulunduğu saptandı.

17 Eylül 2018 Pazartesi

Aniden ortaya çıktıysa dikkat!

Aniden ortaya çıktıysa dikkat!

Hemen hepimiz kitap okurken ya da aydınlık bir ortama bakarken gözlerimizin önünden sineklerin uçuştuğu hissini yaşamışızdır. Çoğunlukla önemsenmeyen bu durum aslında bazı göz hastalıklarının habercisi olabiliyor. 

Yeditepe Üniversitesi İhtisas Hastanesi, Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaprak Banu Ünver, gözde sinek uçuşmalarının özellikle ışık çakması ile beraber görüldüğünde, göz hekimine başvurmak gerektiğine dikkat çekiyor.

Yaşlanmaya bağlı olarak göz içindeki yapısal değişikliklere bağlı ortaya çıkan sorunlardan biri de göz önünde sinek uçuşması ya da siyah lekeler görmek. Düz beyaz veya mavi gökyüzüne bakıldığında artan bu nokta ya da solucan şeklindeki görüntüler genellikle bakış yönüne doğru hareket ediyor. Çoğu zaman 50 yaşından sonra rastlanılan bu sorun sıklıkla görülüyor.

Göz önünde uçuşan sinekler ya da siyah noktalar görmenin retina yırtılması gibi önemli bir göz hastalığının da habercisi olabileceğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi İhtisas Hastanesi Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaprak Banu Ünver, kesin tanı için göz hekimine başvurmak gerektiğinin altını çiziyor.

En önemli etken yaşlanma

Göz içinde retina ve lens arasında bulunan "vitreus" adı verilen madde yaşla birlikte zaman içinde retinadan ayrılarak büzüşmeye başlıyor. Orta yaşlara erişildiğinde ise gözün içindeki jel kıvamındaki yapıdaki değişiklikler dikkat çekiyor. Ne yazık ki bu madde zaman içinde kendini yenileyemiyor. İlerleyen yaşla birlikte vitreusun yapısı bozuluyor, jel yapısı, sıvı ve lif halini alıyor.

Doç. Dr. Yaprak Banu Ünver, "Sorun yüzde 15 oranında retinada yırtılma, kanama veya yarılmayla beraber olabileceğinden, ani başladığında mutlaka ciddiye alınmalı. Ayrıntılı bir retina muayenesi yapılmalı" diye konuşuyor. Bununla birlikte özellikle miyoplarda, enfeksiyon ya da cerrahi geçirmiş kişilerde bu durum daha erken yaşlarda ortaya çıkabiliyor.

Tedavi kararını hastanın durumu belirliyor

Doç. Dr. Yaprak Banu Ünver tedavi yaklaşımı konuşundu şunları anlatıyor:

"Retinada herhangi bir sorun yoksa genel olarak bu siyah noktalar zamanla küçülür ve kişinin dikkatini çekmez hale gelir. Bu nedenle genellikle tedavi gerekmez. Eğer kişiyi aşırı rahatsız ediyorsa ya da görmeyi düşürecek kadar fazla miktarda ise tedavi edilebiliyor. Bu durumda Yag lazerle belirli konumda ve büyüklükte olan vitreus lifleri "vitreolizis" dediğimiz yöntemle yok edilebilir. Ya da vitrektomi denilen ameliyatla vitreus jeli ve içindeki oluşumlar tamamen gözden uzaklaştırılabilir. Hastaların muayene olmadan, internet üzerinden buldukları damlalar ve bitkisel ilaçlara itibar etmemeleri önem taşıyor."

Evde hızlı dekoratif değişiklikler için 10 ipucu

Evde hızlı dekoratif değişiklikler için 10 ipucu

Evinizi tümüyle değiştirmeye çalışmak çok masraflı olabilir. Bursa çıkışlı f2msgrup Mimarlarından Figen Erdağ Demircan yapacağınız küçük değişikliklerle evinizi nasıl yenileyebileceğinizi anlattı.

1.Tek bir duvarı koyu bir renge boyayarak birdenbire odanın havasını değiştirebilirsiniz. Sezonun renklerinden turuncu, hardal sarı, lacivert, yeşil gibi tonlarla boyanan bir duvar yenilenme hissine kavuşmanızı sağlayabilir. Koyu tonlardan ve canlı renklerden korkmayın, hayatınızı monotonluktan çıkarır.

2. Salonunuzda, odalarda eşyaların yerlerini değiştirmeyi düşünün. Önce plan yapın, daha sonra eşyalarınızı yeni yerlerine koyun. Böylelikle gözünüze çarpan, fazla gelen eşyalardan da kurtulmuş olursunuz. Fazla eşyalarınızı, mobilyalarınızı bir hayır kurumuna bağışlayabilir ya da online olarak satışını da gerçekleştirebilirsiniz. Bu sayede değişiklik yaptığınız oda hem ferahlar, hem de yeni bir görünüme kavuşur.

3.Doğru aydınlatma her şey demektir. Sadece aydınlatmalarınızı yenilemeyi düşünün. Modern, şık bir aydınlatma ile değişiklik yapmayı düşündüğünüz odanın görünümü eskisinden çok farklı olacaktır. Okuma koltuğunuzun yanına alacağınız bir lambader ya da yatak odanızda yatağın iki yanına koyacağınız iki duvar aydınlatması çok fark yaratır.

Aydınlatmada dikkat edeceğiniz diğer bir unsur da ışık rengidir, gün ışığını tercih ederseniz evinizde daha sıcak bir ortam yakalar, kullandığınız renkleri doğadaki gibi algılarsınız.Evinize beyaz ışık asla sokmayın. Genelde tavan aydınlatması kullanıyorsanız yerden ve duvardan aydınlatmaya geçerseniz evinizi farklı algılarsınız.

4. Kanepeleriniz değiştirmek zorlayıcı olabilir. Bunun yerine tüm kanepenizi kaplayacak kadar çok yastıkla büyük bir değişiklik yaratabilirsiniz. Senenin modası büyük yapraklı kırlentler içinizi açacak, kanepenizi yeni bir görünüme kavuşturacak. Aynı şeyi yatak odanızda, yatağınızda da uygulayabilirsiniz.

5. Yatak odasında basit bir değişiklik önerisi: Yatak başı yapmak üzere büyük bir mdf kestirin, daha sonra beğendiğiniz bir kumaşla bu mdfyi kaplayın. Bu mdf parça yatak odanızın havasını değiştirecektir. Yeni bir aydınlatma ve yastıklarla size az bütçeyle yepyeni bir oda görünümü sağlayacaktır. Birkaç parça uyumlu nevresim takımı da almayı unutmayın.

6. Ayna hem efektif hem de ucuz bir dekoratif parçadır. Odalarınızı aydınlatmak, renk oyunları yapmak, hatta daha büyük göstermek için aynalardan faydalanabilirsiniz. Küçük mekanlarda, örneğin banyonuzda ve koridorunuzda birbirinden farklı aynaları yan yana asarak hem eğlenceli, hem de şık bir efekt yaratabilirsiniz.

7. Yeni bir koltuk almak yerine evdeki tek bir koltuğunuzu ya da berjerinizi aykırı bir renkle ya da neşeli bir desenle kaplatmayı düşünün. Bu basit değişiklik evin odasını tamamen değiştirecek, size mutluluk verecektir.

8. Eğer internette araştırma yaparsanız perde almanın artık çok da masraflı olmadığını göreceksiniz. Değişiklik yapmak istediğiniz odada perde ölçüsü alın ve araştırma yapın. Bir tek perde değişikliği ile bir mekan tamamen yepyeni bir görünüme kavuşabilir.

9. Duvarlarınız boş kalmasın! Kutularda sakladığınız aile fotoğraflarını çıkarın ve çerçeveciye götürün. Onlarcasını birden tek bir duvara astığınızda çok mutlu olacağınızı garanti ediyoruz. Bu size zor geliyorsa internetten araştırma yapın, hazır, birbirine uyumlu tablolar artık her bütçeye uygun. Birkaç tane seçerek hemen evinizi renklendirmeye başlayabilirsiniz.

10. Eviniz, odalarınız küçük olabilir, ancak her zaman büyük bir parçaya yer vardır. Salonunuzda tek bir renkli berjer, mutfağınızda büyük bir tablo, yatak odanızda dev bir ayna gibi çözümler evde değişiklik yapmak isteyenler için iyi bir alternatif olacaktır.