Ã?nizleme

19 Nisan 2019 Cuma

Türkiye nüfusunun yüzde 28'i çocuk

Türkiye nüfusunun yüzde 28'i çocuk

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre 2018 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 82 milyon 3 bin 882 olurken, çocuk nüfusunun 22 milyon 920 bin 422 olduğu saptandı.

Medya takip ve raporlama ajansı PRNet,Türkiye’deki çocuk nüfusunu konu alan araştırmayı inceledi. PRNet’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, 2018 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 82 milyon 3 bin 882 olurken, çocuk nüfusunun 22 milyon 920 bin 422 olduğu saptandı. Böylelikle Türkiye’deki çocuk nüfusunun normal nüfusa oranı yüzde 28 olarak kayıtlara geçti.

Çocuk nüfus oranı 0-17 yaş grubu arasını ele alırken, yıllar içinde nüfus içindeki oranının azaldığı görüldü. 1970 yılında yüzde 48,5 olan çocuk nüfus oranının 1990 yılında yüzde 41,8, 2013 yılında İSE 29,7 olduğu dikkat çekti. Öngörülerde de yıllar içinde de bu oranların daha da azalacağı yer aldı.

PRNet ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında, konu ile ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2018 yılında çocuklarla ilgili 460 bin 431 haber basına yansırken, bu rakamın 2017 yılında 422 bin 723, 2016 yılında ise 391 bin 580 olduğu kayıtlara geçti.

Game of Thrones hayranları riskle karşı karşıya

Game of Thrones hayranları riskle karşı karşıya

Dizi, 2018’de zararlı yazılım taşıyan tüm korsan içeriklerin %17’sini tek başına oluşturdu

Yeni açıklanan rakamlara göre, Game of Thrones’un birinci bölümü ilk 24 saat içinde yasa dışı yollarla 55 milyon kez izlendi. Bunların %12,2’si bölümün indirilmesiyle, %11,3’ü ise torrent aracılığıyla gerçekleşti. Kaspersky Lab tarafından yapılan bir analiz, indirilen yasa dışı film ve dizilerin zararlı yazılımları yaymak için sıkça kullanıldığını ortaya koyuyor. Game of Thrones hayranları büyük bir riskle karşı karşıya. Dizi, 2018’de zararlı yazılım taşıyan tüm korsan içeriklerin %17’sini tek başına oluşturdu. Bu içerikler 20.934 kullanıcının saldırıya uğramasına neden oldu.

Kaspersky Lab Güvenlik Araştırmacısı Anton V. Ivanov: “Saldırganların, korsan içerik sitelerindeki popüler TV dizilerinden yararlandığını açıkça görebiliyoruz. Bunlar genellikle, geniş tanıtım kampanyaları düzenlenen dram ve aksiyon dizileri oluyor. İzleyicilerin en çok ilgi gösterdiği ilk ve son bölümlerde zararlı yazılım bulunma olasılığı daha yüksek oluyor. Dolandırıcılar, insanların dizilere olan bağlılığı ve sabırsızlığından faydalanarak siber tehditlerin indirilmesini sağlıyor. Game of Thrones’un son sezonunun başlamasıyla, dizinin yeni bölümleri gibi görünen zararlı yazılımların sayısında da büyük ihtimalle artış yaşanacak. Kullanıcıları bu konuda dikkatli olmaya çağırıyoruz.” dedi.

Kaspersky Lab, TV programı gibi görünen zararlı yazılımların kurbanı olmamak için şunlara dikkat edilmesini öneriyor:


  • TV içerikleri üretip dağıtmasıyla bilinen yasal servisleri kullanın.
  • İndirilen dosyaların uzantılarına dikkat edin. TV dizilerini güvenilir ve yasal olduğunu düşündüğünüz kaynaklardan indirseniz bile dosyanın uzantısının .avi, .mkv, .mp4 veya benzeri olduğuna, kesinlikle .exe olmamasına dikkat edin.
  • Web sitelerinin gerçek olup olmadığına daha fazla dikkat edin. TV dizilerini izlemeye izin veren fakat yasal olduğuna emin olmadığınız ve ‘https’ ile başlamayan web sitelerini ziyaret etmeyin. Dosya indirmeye başlamadan önce web sitesinin gerçek olup olmadığını, URL’nin biçimine veya şirket adının yazılışına bakarak kontrol edin.
  • Yeni bölümü erken izleme şansı vereceğini söyleyen şüpheli bağlantılara tıklamayın. Dizilerin takvimini kontrol edin.


Türk meyve suları dünyanın ağzını tatlandırıyor

Türk meyve suları dünyanın ağzını tatlandırıyor

Dünya’nın ağzını Türk meyve suları tatlandırıyor. Türkiye’nin Meyve suyu ihracatı 2018 yılında yüzde 30’luk ihracat artış hızı yakaladı ve 279 milyon dolarlık tutarla meyve sebze mamulleri sektöründe ihracatın yıldızı oldu. Meyve suyu ihracatımız 2017 yılında 214 milyon dolar olmuştu.

Türkiye 150 ülkeye meyve suyu ihraç ederken; Meyve suyu ihracatı, 2018 yılında su ve gazlı içecekler ihracatı ile turşu ihracatını geçerek birinci sıraya yükseldi. Türkiye’nin katma değeri en yüksek ihraç kalemleri arasında yer alan meyve sebze mamulleri sektörünün toplam ihracatı ise; 2018 yılında yüzde 11’lik artışla 1 milyar 415 milyon dolardan, 1 milyar 564 milyon dolara yükseldi.

Meyve sebze mamulleri sektöründe; Sular ve gazlı içecekler sektörü 255 milyon 278 bin dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırarak zirve ortağı olurken, Türkiye’nin turşu ihracatından elde ettiği döviz ise; 221 milyon 67 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Domates salçası ve soslar ihracatı 184 milyon dolar olurken, dondurulmuş sebze ve meyve ihracatı yüzde 21’lik artışla 157 milyon dolara ulaştı. Konserveler ve közlenmiş sebzeler ihracatı 142 milyon dolar ile temsil edilirken, kurutulmuş sebze ihracatından 95 milyon dolar döviz kazandık. Alkollü içecek ihracatımız 94 milyon dolar, meyve konservelerinin ihracatı ise; 88 milyon dolara ulaştı.

Meyve suyu ihracatında çok başarılı bir yılı geride bıraktıklarını belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, meyve suyu ihracatının meyve sebze mamulleri sektörünün toplam ihracatındaki payının yüzde 15’ten, yüzde 18’e çıktığı bilgisini verdi.

Elma suyundan, armut suyuna, karışık meyve sularından greyfurt suyuna, portakal suyundan domates suyuna, tropikal meyve suyundan kiraz suyuna kadar çeşit çeşit meyve sularını dünyanın tüm coğrafyalarına ihraç ettiklerini belirten Uçak, “Türk meyve suyu ihracatçıları 2018 yılında büyük bir başarı hikayesine imza attılar. Başarılarının bundan sonraki yıllarda da devam edeceğine inanıyorum” dedi.

Meyvelerimiz katma değere dönüşüyor

Meyve suyu sektörünün ihracat artışının, Türk üreticisinin ürettiği meyvelerin katma değerli bir şekilde değerlendirilmesine de zemin hazırladığına işaret eden Uçak, “Meyvelerimizin üretim sezonları belli. Meyve suyu sektörümüz, meyvelerimizi sezonda katma değere dönüştürememe riskimizi ortaya kaldırıyor ve meyvelerimizi işleyerek sektörün toplamda elde ettiği katma değeri arttırıyor” şeklinde konuştu.

Meyve suyumuzu en çok Amerikalılar tercih etti

Türkiye 2017 yılında 135 ülkeye meyve suyu ihraç etmişken, 2018 yılında meyve suyu ihraç ettiğimiz ülke sayısı 150’ye yükseldi. Türk meyve suyunu en çok tercih eden ülke ise 73,7 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. Hollanda, 37,5 milyon dolarlık Türk meyve suyu alırken, İtalya 16,5 milyon dolarlık Türk meyve suyu tercih etti. Bu ülkeleri İspanya, Almanya, İngiltere, Libya, Fransa, Güney Kore takip etti.

18 Nisan 2019 Perşembe

Geçen yıl 61 bin 235 kitap yayımlandı

Geçen yıl 61 bin 235 kitap yayımlandı

2018 yılında 67 bin 135 materyalin Uluslararası Standart Kitap Numarası aldığı tespit edilirken, bu rakamın 2017 yılına oranla yüzde 11,3 arttığı tespit edildi. Sadece yayımlanan kitap sayısı ise 61 bin 235 olarak kayıtlara geçti.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, 2018 yılında Uluslararası Standart Kitap Numarasına sahip olan veri detaylarını inceledi. Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, 2018 yılında 67 bin 135 materyalin Uluslararası Standart Kitap Numarası aldığı tespit edildi.

Bu rakam 2017 yılına oranla yüzde 11,3 artış gösterirken, geçen yıl yayımlanan kitap sayısı ise 61 bin 235 olarak kayıtlara geçti. Yayıncılar tarafından çıkartılan diğer materyaller ise; 5 bin 177 web tabanlı elektronik kitap ve 28 konuşan kitap şeklinde belirlendi. Materyaller türüne göre değerlendirildiğinde ise geçen yıl en çok eğitim alanında kitabın yayımlandığı kaydedildi.

ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Geçtiğimiz yıl kitaplarla alakalı basına 147 bin 465 haber yansırken, kütüphanelerin cep telefonuna taşınması ile ilgili haberlerin büyük yankı uyandırdığı görüldü.

Sosyal Medya, Satın Alma Alışkanlıklarını Değiştiriyor

Sosyal Medya, Satın Alma Alışkanlıklarını Değiştiriyor

Gelişen teknolojilerle dönüşen yeni dünyada sosyal medya da oldukça önemli bir paya sahip. We are social ve Hootsuit’in Şubat ayında sosyal medya istatistiklerini paylaştığı “Digital 2019 in Turkey” adlı raporunda her yıl artan sosyal medya kullanıcı sayıları dikkat çekiyor. 

Rapora göre; Türkiye’de 59,36 milyon internet kullanıcısı var ve bunların 52 milyonu aktif sosyal medya kullanıcısı, sosyal medyayı mobil cihazında kullananların sayısı ise 44 milyon olarak açıklanıyor. En aktif sosyal medya platformu Youtube onu Instagram ve Facebook takip ediyor. Twitter, Snapchat ve Linkedin de kullanıcılar tarafından tercih edilen diğer sosyal medya ortamları olarak sıralanıyor. 2019 yılının Şubat ayında hesaplanan verilere göre Türkiye’de 43 milyon Facebook, 33 milyon Instagram ve 9 milyon Twitter kullanıcısı bulunuyor.

Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere sosyal medya pek çok alanda köklü davranış değişikliklerine neden oluyor ve müşterilerin satın alma alışkanlıklarında da büyük bir etki yaratıyor. Bu nedenle pek çok şirket ve bireysel satıcı pazarlama ve iletişim kanalı olarak sosyal medyayı tercih ederken ürünlerini de bu platformlar üzerinden satmaya hızla adapte olarak sosyal ticaret sisteminin gelişmesine ve giderek yayılmasını ön ayak oluyor. Bireylerin sosyal medya üzerinde link aracılığıyla ödeme almasını sağlayan inovatif ödeme şirketi Paymes, bireylerin satış yapmak için neden sosyal medyayı tercih ettiklerini açıklıyor.

Potansiyel müşterilere sosyal medya platformlarında ulaşmak satış oranlarını artırıyor

Paymes’e göre sosyal medya satış kanallarını genişletmek için ideal ve daha fazla potansiyel müşteriye sahip. Yukarıda da bahsedildiği gibi her yıl sosyal medya kullanıcı katlanarak artıyor ve insanlar artık sayfalar arasında kaybolmadan ihtiyaç duydukları her şeye halihazırda kullandıkları uygulamalar üzerinden erişmek istiyorlar. Paymes’in yaptığı araştırmalar müşterilerin; giyim, takı tasarımı, el yapımı oyuncak, yaşam koçluğu, ayakkabı, butik kurabiye, düğün organizasyonu, düğün aksesuar tasarımları, deri aksesuarlar ve dijital ürün/yazılım gibi hizmetleri/ürünleri sosyal medya üzerinden bireysel satış yapan üreticilerden aldığını gösteriyor. Potansiyel müşterilere sosyal medya platformlarında ulaşan satıcılar ise satış oranlarını artırıyor

Sosyal medyanın önemli satış kozu: Etkileşim

Paymes yetkilileri satışları artırmanın olmazsa olmaz şartı olan müşteriyle etkileşimin sosyal medyanın en önemli satış kozlarından biri olduğunu vurguluyor. Bu platformların sunduğu doğrudan son kullanıcıya ulaşma ve geribildirim alabilme/verebilme gibi avantajlar alışveriş sırasında müşterinin satıcılara olan güvenini artırıyor. Bu platformlarda satış süreçlerinin kilit noktalarından biri olan güven ilişkisi doğru kurulduğunda müşterilerle sürekli bir iletişim sağlanıyor. Ve bu bir noktadan sonra müşteri sadakatine dönüşerek satıcılar için önemli bir iş potansiyeli ortaya çıkarıyor. Sosyal medyanın bireysel satıcılara sunduğu bir diğer avantaj ise yeni ürünlerinin henüz satışa sunmadan haberini duyurulabilmeleri. Satıcılar böylece yeni ürünlerini hemen almak isteyen müşterilerini yormadan, onları web sitesine yönlendirmeden bulundukları platformdan alışveriş yapmalarını sağlayabiliyor. Bu da yeni dijital dünyanın beraberinde getirdiği hız beklentisini kolayca karşılıyor ve müşteri memnuniyetini yükselterek potansiyel müşteri oranını artırıyor.

Sosyal medya hedef kitleye daha kısa sürede ulaşmayı ve kolayca pazar testleri yapılmasını sağlıyor. Böylece müşterilerin ilgisi kolayca ölçülebiliyor. Bunun yanı sıra sosyal ticaretin yoğunlaştığı Instagram gibi kanallar yurt dışı pazarlara daha kolay bir erişim sağlıyor. Sadece ürün görselleri ve doğru anahtar kelimeleri kullanarak farklı ülkelere online satış yapılarak ihracatın bir parçası olunabiliyor.

Sosyal medyanın lider ödeme şirketi Paymes, dünyanın farklı yerlerinde, sosyal medya kanalları üzerinden online satış yapmak isteyen kullanıcılara linkle ödeme platformu/yöntemi ile destek sağlıyor. Kendi ürünlerini sosyal medya hesabından satan kullanıcılar Paymes ile üye olmadan, ek kurulum ücreti ödemeden 4 basit adımda ürün satış linki oluşturabiliyor ve bunun müşterileriyle Facebook Messenger, Instagram, Letgo, Telegram ve Twitter gibi platformlardan paylaşarak hızlıca ödeme alabiliyor. Uzun ödeme formlarla uğraşmadan sadece birkaç basit bilgiyle ödeme işlemini sağlayan müşteriler hızlı bir kullanıcı deneyimi yaşıyorlar.

Pornografik şantaj tehlikesine aman dikkat!

Pornografik şantaj tehlikesine aman dikkat!

Antivirüs yazılım kuruluşu ESET, özellikle cinsel içerikli videolar izleyen kişilerden para koparmak üzere tasarlanmış sahte e-posta mesajlarına karşı bilgisayar kullanıcılarını uyarıyor. Mesajlarda siber saldırgan, kurbanı pornografik içeriği izlerken web kamerası yoluyla kaydettiğini iddia ederek para talep ediyor. ESET, sözkonusu mesajların Türkçe dahil en az 7 dilde hazırlandığını tespit etti.

Küresel bilgi güvenliği kuruluşu ESET, kurbanları e-posta üzerinden ödeme yapmaları yönünde tehdit eden uluslararası bir dolandırıcılık vakası tespit etti. ESET Güvenlik Uzmanı Ondrej Kubovic’in verdiği bilgiye göre “Siber saldırganlar, yaklaşık 0.43-0.45 Bitcoin; yani 2 bin dolar gibi bir para talep ediyor.”

Kubovic, “Kurbanın e-postayı açtıktan sonraki 48 saat içinde ödeme yapması isteniyor. Aksi takdirde siber suçlu, söz konusu videoyu ele geçirdiği cihazda iletişim bilgileri yer alan tüm kişilere görüntüleri göndermekle tehdit ediyor” dedi.

Sextortion

Bu tür dolandırıcılık vakaları ‘sextortion’ olarak tanımlanıyor. ESET tarafından tespit edilen önceki sextortion dolandırıcılık dalgalarında bu e-postaların çoğunlukla İngilizce olduğu görülmüştü. Ancak son saldırı dalgasında aralarında Avustralya, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Rusya ve Türkiye’nin de bulunduğu yeni hedeflere odaklanan yerel versiyonlar dikkat çekiyor.

Aslında böyle bir videoya sahip değiller

ESET’in tespitlerine göre saldırganlar aslında kurbana ait böyle bir videoya sahip değiller. Benzer e-posta dolandırıcılıkları yeni şeyler değil ve yıllardır meydana geliyor. ESET, antispam teknolojisi sayesinde kullanıcılarını buna benzer tehditlerden koruyor. Sextortion, saldırganın kurbana ait gerçek fotoğrafları ya da sahte bir hesap üzerinden gerçekleştirilmiş samimi bir konuşmasını ele geçirdiği durumlarda da gerçekleşebilir.

Kendi posta adresinden gelmiş gibi görünüyor

Mevcut dolandırıcılığı öncekilerden farklı kılan şey, sosyal mühendislik kullanılarak cihazlarında porno içerik izleyen kullanıcıların hedeflenmesi. E-postalar herkese gönderiliyor ve porno içerik izleyen kullanıcıların bu aldatmacaya kanarak yanıt vermesi bekleniyor. Hatta önceki versiyonlardan bazıları, dolandırıcılığa yönelik e-postanın ‘kurbanın kendi e-posta adresinden’ gelmiş gibi görünmesini sağladı ve bu da saldırganın cihazı hacklediğine ilişkin iddialarını destekledi.

Bu dolandırıcılığın daha eski bir versiyonunda ise, saldırgan kurbanın şifresini bildiğini iddia etti ve buna kanıt olarak şifreyi e-posta gövdesinde paylaştı. Bu durumda saldırgan, muhtemelen milyarlarca gerçek oturum açma bilgileri içeren büyük veri sızıntılarının bazılarından bu verileri elde etti. Eğer kullanıcı kendisine gönderilen şifreyi gerçekten kullandıysa, acele ederek ödeme yapmaya karar verebilir.

Hassas bir konuyu faydaya dönüştürmeye çalışıyorlar

Dolandırıcılık, pornografinin hassas bir konu olması nedeniyle etkili oluyor. Çoğu kullanıcı, pornografik içeriğe sahip sayfaları gizlice ziyaret ediyor. Doğal olarak aile, yakın çevre veya iş arkadaşlarının bu ziyaretlerden haberdar olması, oldukça rahat edici bir hal alacaktır.

Aceleci davranmayın

ESET Güvenlik Uzmanı Ondrej Kubovic, "Posta kutunuzda böyle bir e-posta bulursanız, aceleci davranmaktan kaçının. Her şeyden önce, dolandırıcılığa cevap vermeyin, eklentileri indirmeyin, gömülü bağlantıları tıklamayın ve kesinlikle saldırganlara para göndermeyin. Saldırgan gerçek parolanızı listelerse, parolanızı değiştirmenizi ve belirtilen platformda iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmenizi öneririm. Gerçekten de birçok durumda saldırganlar aslında giriş bilgilerini test ederek en azından mesajlarını yaymak için ele geçirilen hesabı kullanır. Ayrıca, cihazınızı zararlı yazılımları ve web kamerasının izinsiz kullanımı gibi diğer sorunları algılayabilen güvenilir güvenlik yazılımlarıyla koruyun. ESET güvenlik yazılımları ‘Web Kamerası Koruması’ özelliyle kullanıcıları bu tür sızıntılara karşı korur” diye konuştu.

Konuyla ilgili şu ESET Blog makalelerini okuyabilirsiniz:

https://www.eset.com/tr/blog/ne-yaptigini-gordum-gordum-mu/
https://www.eset.com/tr/blog/hala-ne-yaptigini-gormedim/

17 Nisan 2019 Çarşamba

Rusların tatil rotası değişmiyor

Rusların tatil rotası değişmiyor

Rus turistlerin en çok tercih ettiği ülkeler açıklanırken, son 2 yıldır en çok Türkiye’yi ziyaret ettikleri görüldü.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, Rus turistlerin en çok tercih ettiği ülkeleri konu alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Turstat verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Rus turistlerin 2017 ve 2018 yılında en çok Türkiye’yi ziyaret ettiği görüldü. Ziyaretçi sayısı da yıllar içinde artarak devam ederken, Rus turistlerin geçen yıl 2017 yılına göre yüzde 26,5 oranında artış gösterdiği saptandı.

Rus turistlerin en çok ziyaret ettiği diğer ülkeler ise; Abhazya, Finlandiya, Kazakistan, Ukrayna, Çin ve Estonya olarak saptandı. Bu ülkeler son iki yıldır hiçbir değişiklik göstermezken, sadece 2018 yılında Türkiye’ye gelen Rus turist sayısının 5,7 milyon kişi olduğu kaydedildi.

PRNet ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2018 yılı içerisinde turizm başlığı altında 344 bin 310 haberin yansıma bulduğu tespit edilirken, bu rakamın 2017 yılında 235 bin 605 olduğu gözlendi.

16 Nisan 2019 Salı

Türkiye en çok şekerli içecek tüketen ülkeler arasında

Türkiye en çok şekerli içecek tüketen ülkeler arasında

2018 yılı verilerine göre küresel yıllık meşrubat tüketimi kişi başına ortalama 91,1 litre olarak görülürken, Türkiye’nin şekerli içecekler tüketme listesinin başlarında olduğu görüldü.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, dünyadaki şekerli içecek tüketimine yönelik yapılan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Euromonitor International verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, küresel yıllık meşrubat tüketimi kişi başına ortalama 91,1 litre olarak görüldü. Bu rakamın yıllar içinde arttığı saptanırken, 2013 yılındaki meşrubat tüketiminin kişi başına ortalama 84,1 litre olduğu saptandı.

Dünyadaki en fazla şekerli içecek tüketen ülkeler de açıklanırken, Türkiye’nin yıllık kişi başına 160,6 litre ile en fazla şekerli içecek tüketen ülkeler arasında yer aldığı gözlendi. Bununla birlikte en fazla şekerli içecek tüketiminin Çin’de olduğu kaydedilirken, yıllık kişi başına tüketim miktarının 410,7 litre olduğu tespit edildi. Böylelikle Çin’deki kişi başına meşrubat tüketiminin günde bir litreden fazla olması dikkatlerden kaçmadı. Çin’i takip eden ülkeler ise sırasıyla, ABD, İspanya, Suudi Arabistan, Arjantin, Nijerya, Japonya, İngiltere, Türkiye ve Brezilya oldu.

ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında, konu ile ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2018 yılından bugüne kadar içecek tüketimi ile alakalı 38 bin 762 haber çıkışı tespit edilirken, şekerli içeceklerin yarattığı diyabet, kanser gibi sağlıksal problemlerinin de medyada en çok konuşulan haberler arasında yer aldığı görüldü.