Yazar: Cingiz Quliyev (Cengiz Ehtibaroğlu) Bakü ile İstanbul'u birbirine bağlayan şey yalnızca uçuş mesafesi ya da ortak tarih değildi...
Yazar: Cingiz Quliyev (Cengiz Ehtibaroğlu)
Bakü ile İstanbul'u birbirine bağlayan şey yalnızca uçuş mesafesi ya da
ortak tarih değildir. İki şehir arasında yıllar içinde oluşan kültürel
yakınlık, dil benzerliği ve insanların birbirine duyduğu aşinalık, bugün de
canlılığını koruyor.
Azerbaycan'ın başkenti Bakü, Hazar Denizi kıyısında modern mimarisi, tarihi
dokusu ve gelişen şehir hayatıyla dikkat çekerken; İstanbul, Asya ile Avrupa'yı
bir araya getiren yapısıyla Türkiye'nin kültürel ve ekonomik merkezlerinden
biri olmayı sürdürüyor. İlk bakışta iki şehir farklı karakterlere sahip gibi
görünse de sokaklarda, mutfakta, müzikte ve günlük yaşamda dikkat çekici ortak
noktalar bulunuyor.
Dilin oluşturduğu
yakınlık
Türkiye'den Azerbaycan'a giden bir ziyaretçinin ilk fark ettiği unsurlardan
biri dil oluyor. Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasında farklılıklar
bulunsa da iki toplumun birbirini büyük ölçüde anlayabilmesi önemli bir
kültürel avantaj oluşturuyor.
Bu ortaklık yalnızca iletişimi kolaylaştırmıyor. Aynı zamanda insanların
birbirlerinin kültürünü daha hızlı benimsemesine de yardımcı oluyor.
Bugün Türkiye'de Azerbaycan müziğine, sinemasına ve edebiyatına yönelik ilgi
artarken, Azerbaycan'da da Türkiye'nin kültürel üretimi yakından takip
ediliyor.
Mutfakta ortak
hikâyeler
İki ülke arasındaki kültürel yakınlığın en güçlü görüldüğü alanlardan biri
de mutfak.
Azerbaycan'ın dolması, plovu, qutabı ve çeşitli hamur işleri ile Türkiye'nin
farklı yörelerine ait yemekleri arasında hem isim hem de hazırlanış bakımından
benzerlikler bulunuyor. Ancak bu benzerlikler, iki mutfağın tamamen aynı olduğu
anlamına gelmiyor.
Tam tersine, ortak kültürel köklerden farklı yöresel geleneklerin ortaya
çıkması, bu mutfakları daha ilgi çekici hale getiriyor.
Bakü'de Türk mutfağının, İstanbul'da ise Azerbaycan mutfağının daha fazla
tanınması, iki toplum arasındaki kültürel alışverişin günlük hayattaki
örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Gençler yeni bir
köprü kuruyor
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilere yeni bir boyut kazandıran
kesimlerden biri de gençler.
Eğitim, turizm, sosyal medya ve dijital iletişim sayesinde iki ülkeden
gençler geçmişe kıyasla çok daha kolay iletişim kurabiliyor. Üniversitelerde
eğitim alan, farklı şehirleri ziyaret eden veya sosyal medya üzerinden tanışan
gençler, kültürel bağların yalnızca geçmişten gelen bir miras olmadığını
gösteriyor.
Bu durum, Bakü ve İstanbul arasındaki ilişkinin gelecekte yalnızca devletler
arası ilişkilerle değil, toplumlar arasındaki bireysel bağlantılarla da
şekilleneceğine işaret ediyor.
İki şehir, ortak
hafızanın farklı yüzleri
Bakü ve İstanbul'un ortak yönlerini yalnızca tarih üzerinden okumak eksik
olur. Bugün bu iki şehirde yaşayan insanların birbirlerinin kültürüne
gösterdiği ilgi, geçmişten gelen bağların modern şehir hayatında yeniden
yorumlandığını gösteriyor.
Bir Bakülü için İstanbul yalnızca Türkiye'nin en büyük şehirlerinden biri
değil; aynı zamanda dili, müziği ve kültürüyle tanıdık bir şehir olabilir.
İstanbul'da yaşayan biri için Bakü de benzer şekilde hem farklı hem de tanıdık
bir atmosfer sunabilir.
Belki de iki şehir arasındaki en önemli ortak nokta budur: Farklılıkları
korurken birbirine yabancı olmamak.
Bakü ile İstanbul arasındaki kültürel bağın geleceği de yalnızca resmi
anlaşmalarla değil, insanların kurduğu günlük ilişkilerle şekillenecek. Kültür,
seyahat, eğitim, sanat ve medya alanındaki karşılıklı etkileşim devam ettikçe
iki şehir arasındaki bu köprünün daha da güçlenmesi mümkün.
Cingiz Quliyev (Cengiz Ehtibaroğlu)


Hiç yorum yok
Sizlerden yorumlarınızı ve bilgi paylaşımlarınızı bekliyoruz..